Sayfalar

7 Eylül 2011

KURU DOMATESLİ SARIMSAKLI EKMEK

Uzun zamandan beri ekmek yapmamıştım , dolapları yerleştirirken gözüme kuru domatesler ilişti sarımsak ,domates ve kuru nanenin uyumu malum bu üçlüyü ekmekle buluşturdum ..
Yanınada çay harika olur deyip ekmeklerimi aldığım gibi "Çay Kahve Bahane " etkinliğine Gelibolu17 ye gidiyorum sizleride beklerim hadi peşimden gelin neler var neler.........Tık...Tık.......
Resim yazısı ekle
Malzemeler :
1 yumurta
1 çay bardağı sıvıyağ
1 bardak ılık süt
1 pk instant maya
1 tatlı kaşığı toz şeker
1 tatlı kaşığı tuz
3½ bardak un
15 adet kuru domates ( sıcak suda bekletilmiş yıkanmış ve suyu süzülmüş )
1 tatlı kaşığı kuru nane ( kuru kekikte olabilir )
4-5 diş sarmısak ( dövülmüş )

Yapılışı :

Ilık süt şeker ve instant maya ile karıştırılarak 10 dakika kadar kabarmaya bırakılır..Kabaran maya
domates hariç diğer malzemeler 3½ bardak un ile yoğrulularak içine doğranmış kuru domatesler eklenerek biraz daha yoğrulur..

Üzerine nemli bez konularak kabarmaya bırakılır...
Kabaran hamur tekrar yoğrulur ve kalıplara konur veya şekillendirilerek yağlanmış tepsiye dizilirek üzerlerine zeytinyağı sürülür...
Yarım saat daha mayalandırılarak önceden ısıtılmış orta sıcaklıktaki fırında üzerleri kızarıncaya kadar fırınlanır...


Benim hamurum görmüş olduğunuz kalıplarada pişti aslında beş kalıba denk geldi fakat resim çekilirken birileri tarafından test edilip lezzet onayından geçiyordu...



Afiyet olsun..

Read the rest of the Post >

6 Eylül 2011

BÜYÜK ÇETMİ * YEŞİLYURT* KÜÇÜKKUYU

Yıllar var ki ben kardeşimle bayramlarda beraber olmayalı, bir bayram sabahına birlikte uyanmayalı, beraber baba ocağında olmayalı, sanmayın ki bayramları önemsemiyoruz değer vermiyoruz olmadı işte araya gurbet ,kilometreler,okul,görevler  girince hep bir yanımız buruk geçti bayramlarda....Bu yıl yıllık izinlerini bayram tatinide aylar önceden ayarlayıp denk getirdiler ve tabi bayramında yaza denk gelmesiyle  çifte bayram yaşadık ve ablasınıda alıp tatile götürünce ohhhhhh değmeyin keyfime :))
Nereye mi gittik ?
Öyle tatil köyü lüx otellere falan değil zaten bana göre değil tatili bir otelde geçirmek... Doğayla başbaşa sakin, her adımda tarihi hisseceğiniz, her nefeste mis gibi dağ, çam ,zeytin kekik kokularını içinize çekebileceğiniz Kaz dağının eteklerinde yemyeşil tertemiz havasıyla gözününüz alabildiğince masmavi deniziyle Ege nin başladığı yerde yani eski adıyla büyük Çetmi şimdiki adıyla Yeşilyurt ve Küçükkuyu arasında tatilimiz geçti ve tabi Akçay gezisi ve akşam yemeği.....
Gündüzleri Küyükkuyu 'da kampta ve deniz'de akşamları ise Yeşilyurt 'ta taş evinde dinlendik uyuduk...
Bir çırpıda gezivereceğiniz taşlı ve yokuşlu sokaklarıyla Yeşilyurt ( Büyük Çetmi ) Dünyanın oksijeni en bol iki yerinden biri olup tarihi dokusu korunmaya çalışıyor.. Bana sorarsanız keşke köye araçla girmeyi yasaklasalar daha bir güzel olacak zaten küçük olan köy araçlar yüzünden rahat dolaşılamıyor ama buna rağmen görülmeye değer....


Gelin birlikte köyü dolaşalım....



Dik olan köyün sokakların hemen hemen hepsi köy meydanında buluşuyor.....
Meydanda çay bahçesi....
Eski bir bakkal

TAT BAKKAL
Bu bakkaldan zeytin yağı,zeytin ve ev yapımı tarhana ,erişte kuskus gibi şeyler alabilirsiniz


Veee yorgun bir satıcı :)şişşşşt uyuyorr

Taş evlerin içi çok serin..




Pencereler eski ve yeni stilleriyle her zaman güzelll
Meydandaki Jandarma karakolu
Benim gibi eski el işlerini seviyorsanız buraya bayılacaksınız
Harika el işleri
Hediyelikler

Genelde keçe ile çalışılmış

Kedicikler çok hoş

Oyyy nasılda güzeller
Köy meydanından hediyelikleriniz alabilir burada dakikalarca sılıkmadan bakınabilirsiniz
Kremit üzerine boyamalar

Burası biraz mola verip dinlenmek için harika

Otlu dondurmaya ne dersiniz ?

At arabası

Resmini çekerken üzerime doğru yürüyen at
korkmadım ki :))
Geceleri  kaldığımız ev

Kapari ve arkadaşlara minik hediyeler bunun yanı sıra gitmişken zeytin almamak olmazdı
Burasıda gündüzleri deniz dışında dinlendiğimiz Küçükkuyu'da  kamptaki karavan

Karavanın önündeki yoğurt kapağı ,gazoz kapakları ve ip kullanılarak yapılmış rüzgar çanı
buna bayıldım yapanın ellerine sağlık.
Ve karşınızda Viliiiiiiii
Vili diğer kedilerden farkılı o kadar çok insanlara alışmışki artık miyav değil yav yuv gibi sesler çıkarıyor seneye konuşursa hiç şaşmam fakat çok yaramaz sahibi onu bağlamak zorunda bir kaç kez bizimlede arabaya bindi ve hemen arka cama yerleşiyor...


Bayram tatil her şey güzelde bir de ayrılık olmasa ama vakit geldi artık geri dönüş için bana bilet almaya gittik Küçükkuyu garajına girer girmez önümüze ilk Ulusoy Turizm çıktı bildik tanıdık bir şirket diye hiç düşünmeden biletimi aldım.....Bilet saati cuma saat 15.00 ...
 Hareket saateinden 5-10 dakika önce  garajda olmamız yetererliymiş özel servisleri yokmuş...
İşte bundan sonra başıma geleceklerden habersiz cuma günü hareket saatinden 15 dakika önce garajda idim..Geldiğimi haber vermek için bileti satan sekteretere gittim....Otobüsün 15 dakika kadar geçikeceğini söyledi..
Tamamdır sorunlu bir vatandaş değilim olabilir diyerek beklemeye başladım....
Aradan 20 dakika geçmesine rağmen otobüs gelmeyince tekrar sekreter kıza gittim..
Tekrar aynı cevap otobüşümüşşşş onbess yimiiii dakika kadar daha geçikecekmisssssss...
Aaaaaaa....
Kafasını aşağıya yukarıya sallayarak. Hı hıııııııı...

Pekiiiiiii bekliyelim .....Bekleme salonunda yerimi alıp tekrar beklemeye başlıyorum ....Saaten başka gelen giden yok....Tekrar aynı sahne ve yine aynı cevap otobüşümüşşş onbesss yimiii dakika daha geçikecekmiş ...Hı hııııı....
Artık beklemekten iyice gerildim....
Ve beklenen an ufuktan Ulusoy görüntüüüüüü bir saat geçikmeli olarak nihayet otobüse biniyorum....
Neyse kazasız belasız evimize varalım deyip söförün arkasındaki koltuğun arkasına cam kenarında 5 nolu koltuktaki yerime yerleşiyorum ...
Önümde sanırım yeni evli bir çift koltukları ardına kadar indirmişler elle gözgöze mucuk mucuk uluorta aşk meşk işleri yanımda ise genç bir hatun bayram bitmiş olmasına rağmen nedense tüm sülalesiyle bayramlaşma konuşmaları ve ardından sevgilisiyle telefonda aşkı ilan...
Derin bir nefes alıp ya sabır çekiyorum....
Ben diyeyim yarım saat siz deyin bir saat yol gittik bir benzin istasyonunda durup söförümüzün " 5 dakika mola hanımların ihtiyacı vardır " nası yani hanımların ihtiyacı varda erkeklerin yokmu ?
Kısa bir molanın ardından herkes yerlerini alıyor ve ilerliyoruz...
Çok gitmeden yine mola bu kez yarım saat.....Yarım satlik molayıda bitirip otobüste yerlerimizi alıyoruz...
Artık dayanamıyorum önce oturan çifte kumrulara koltuklarını biraz olsun kaldırmalarını rica ediyorum....
Yolculardan biri muavinden çay kahve servisiniz yokmu diye soruyor.. Muavinin cevabı şöyle : İsterseniz verebilirim... İstediğini söyleyen yolcuya  muavinden bomba cevap " siz isterseniz burda 50 kişide ister "
Ne zeki şeysin sen öyle :)) Kahve servisi gelmedi ama onun yerine bir sepet içinde ıslat mendil ikram edildi...
Caz yapma kolanyalı mendilleri kullan sakinleş...
Bu arada yanımdaki hatun beni iyiden iyiye germeye başladı hala telefonda ....Bi ara şarjım bitmek üzere der gibi oldu ohhhh çok şükür çok geçmeden telefonunun şarjı bitti de biraz rahat ettim....
Yolumuz devam ediyor , İzmir'de olmamız gereken saatlerde hala il sınırlarına girememiş şekilde belediye otobüsü misali yoldan yolcu alarak indirerek  ilerliyoruz..
Gün batıyor hava kararıyor..Şöförümüz yoruldu yedek şöförle yer değiştirerek karşımızdaki koltuğa oturdu çok geçmeden horlamaya başladı.. Şöyleee göz ucuyla baktım amann Allahım o ne göbek öyle her horultuda şişiyooo....Bol molalı bir yolculuğun sonunda saat 9 civarlarında İzmir'e girebildik fakat o da ne garaja değilde şehir içinde bir yerlerde ve dar sokaklarda dolaşıyoruz muavin hemen asıl şöförü uyandırdı sanırım yedek şöförümüz yolu karıştırdı ...Artık garaja yaklaştık umuduyla derin bir nefes aldım ama dur kızım daha bitmedi
bir terminale geldik muvinin anaonsu ile servise binecek yolcular burada inmesi gerekiyormuş yolcuların yarısı indi 5 dakika sonra tekrar bir ananons herkes insin...Sebep???
Burdan servisle garaja gidecekmişiz ,herkes söylenmeye homurdanmaya başladı...
Neyse yapcak bi şey yok  otobüsden inip garaja gitmek üzere servise bindik benim bindiğim serviste yaklaşık 15 kişi ve çoğunluğu kadındı garaja varıncaya kadar söföre bir güzel söylendik....En sonunda garajdayız şükürler olsun 233 kilometrelik yola saat 14.30 çıkıp 16.00 da otobüse binip akşam 22.30 eve vardım....

Otobüs beklerken resimdeki çiftler  bilet aldılar saat 20.45 de yer varmış çok sevindi garibanlar tam saatinde orda oluruz diye konuşuyorlardı...
Umarım düşündükleri gibi zamanında varacakları yere varmışlardır her ne kadar tanımasamda bu çiftinde geçmiş bayramları kutlu olsun.....
Ve bilet satan sekreter
 Gözlerini süzüp dudaklarını büzüp " otobüşümüşşşş onbesss yirmiii dakakika geçikecek .Hı hııı diyen kız canımsın sanada selam olsun...
Ulusoy sizi çok aradı mı ?
Şöförünüz ayrı ,muavininiz ayrı ,sekreteriniz apayrı...
Hepinize selam olsun......
Bir daha Ulusoyu tercih edermiyim?
Ben bi onbess yirmiiii dakika düşüneyim....
Hı hıııııııı...

Read the rest of the Post >

5 Eylül 2011

TATİL BİTTİ :( GELDİM :)

Geçmiş Ramazan bayramız kutlu olsun.....
Tatil bitti ve geldim.....
Bu gün tekrar işe başladık... Tatil rehaveti hala üzerimde yazacak o kadar çok şey biriktiki ki bir kaç gün sonra paylaşmak üzere sevgiler..........

Read the rest of the Post >

25 Ağustos 2011

ABANT ÇORBASI

 Ramazan çorbasız olmaz demi ?
Şöyle değişik bir çorba olmalı, Abant çorbasına ne dersiniz?



Malzemeler :
200 gr kıyma
1 litre su
1 kuru soğan
1 orta boy patetes
tuz
karabiber
1 yemek kaşığı yoğurt
1 yemek kaşığı un
1 yumurta sarısı
½ çay bardağı sıvıyağ
Üzeri için :
tereyağ
kimyon ve kuru nane


Yapılışı :
Kıyma tuz ve karabiberle yoğrulur ( bu aşamada kullandığım kıyma yağsız olduğundan sanırım yuvarlanmadı ben de içine bir çorba kaşığı galeta unu koydum ) bilge büyüklüğünde yuvarlanarak kaynamakta olan 1 lt suya atılır köfteler kısık ateşte  pişerken diğer taraftan rendelenmiş soğan sıvıyağ ile kavrulur  hafif pembeleşince rendelenmiş patetes ilave edilerek devam kavrulur.....
Patetesli soğanlı harç kaynamakta olan köftelerin içine ilave edilerek bir müddet daha pişirilir...
Bir kasede yumurta sarısı un ve yoğurt iyice çırpılarak köftelerin suyundan bir kepçe yavaş yavaş ilave edilerek özleştirilir kaynamakta olan çorbayı karıştıra karıştıra yumurtalı karışım ilave edilir son olarak kararıncada tuzu eklenir.........
Üzeri için tereyağını kızdırıp ocak kapatılır ve yağ soğumadan kuru nane ve kimyon eklenir....
Servis tabağına önce çorba sonra tereyağlı baharatlı sos gezdirilerek servis edilir...
Afiyet olsun...........

Read the rest of the Post >

23 Ağustos 2011

MEĞER BANA TEŞEKKÜR EDİYORMUŞ; BEN HIRSIZ SANDIM :(

ARANIYOR OLABİLİR!!!

Bu yaz bahçemizde ağırladığımız ikinci kedi yavruları ve anne kediler...
İlkin de yavru kedilerden birini ve anne kediyi kaybettik kalan diğer yavrular büyüyünce artık bize uğramaz oldular....
Şimdi ise bu ikinci kediler bahçeyi talan etmiş durumdalar her biri birer saksıyı kendilerine mesken tutmuş ve popişlerini serinlete serinlete bahçenin tadını benden çok çıkarmaktalar.....Yani bahçedenin bu yaz dekoru şöyle :
saksı içi sardunya out
saksı içi kedi in
Her gün sularını tazeleyip elimden geldiğince bir şeyler veriyorum bir de çiçekleri mafettiler diye söylenip duruyorum.....
Derkennnnn anne kedi son günlerde hırsızlık yapmaya başladı sürekli bahçe kapısının önüne yiyecekler getirir oldu....
Bi tanıdığıma anlattığımda hırsızlık değil sana teşekkür ediyor dedi ....
Hemen Hatice'yi aradım ( Badem'in annesi ) o da mümkün olabileceğini söyledi....
Meğer bana teşekkür ediyormuş ben hırsız sandım :(
Bu arada anne kedinin getirdiklerini listeliyeyim....

Cumartesi : Bir poşet içinde ne olduğunu anlayamadığım fakat sıcaktan kokmuş ve toprağa bulanmış iğrenç bi şey.....
Pazartesi : Börülce ... Evet börülce ayıklanmış içine domatesleri doğranmış ve poşetlenmiş....
Salı : Bürüksel lahanası ... Ayıklamış poşetlenmiş pişirilmeye hazır..
Cuma : Poğaça .. Bir poşet içinde 5 adet...
Cumartesi : Balık kafası ... Kocaman ...
Şimdilik bu kadar .. Akşam eve gidince daha neler getirmiş görcez......

ARANIYOR OLABİLİRİZ !!!!

Read the rest of the Post >

HİNDİSTANCEVİZLİ TRUFF


                      Bayrama sayılı günler kala sanırım alışveriş telaşıda başlamıştır...
Tabi gelen konuklara şeker çikolata gibi ikramlıklarda almak lazım , ben bu yıl misafirlerime kendi yaptığım hindistancevizli truffları ikram etmeyi düşünüyorum sonuçda her gidilen evde çikolata ve şeker ikram ediliyor biraz değişiklik olsun ve damaklarda tad bıraksın ......



Tarif blog kardeşim Cafeportakal'dan
Malzemeler :
4 bardak hindistancevizi
1 bardak toz şeker
1 bardak süt tozu
1 kutu ( 200 gr ) sıvı krema


Yapılışı:
Krema ve şeker derince bir kabın içinde karıştırılıp içine süt tozu eklenerek devam karıştırılır..
Bu karışımın içine hindistancevizi eklenerek yoğrulur ve üzerini kapatarak buzdolabında 1 saat kadar dinlenilir...
Dolapta dinlenen karışım artık daha kolay şekillenebilir durumdadir ve ceviz büyüklüğünde parçalar koparak avcumuzda yuvarlayıp hindistancevizi döktüğümüz küçük bir tepsinin içinde yuvarlayıp 2-3 saat daha üzeri kapalı şekilde buzdolabında dinlendirip ikram edebiliriz.
Afiyet olsun........

Read the rest of the Post >

22 Ağustos 2011

ZEYTİNYAĞINDA BAHARATLANDIRILMIŞ DOMATES SOS EŞLİĞİNDE SARIMSAKLI YÖRESEL YOĞURTLA HARMANLANMIŞ ALDENTE FİYONGİİİİİ MAKARNOE

 Bir gün restoranta gidersin menüye bakarsın ,ilginç bir yemek ismi görürsün merak eder ısmarlarsın
yemek gelir yersin çok para ödersin karnın bile doymadan kalkarsın........

Bir gün restoranta gidersin menüye bakarsın, ilginç bir yemek ismi görürsün merak eder ısmarlarsın yemek gelir bi bakarsın bildiğin yemek çok para öder keşke gelmeseydim dersin gidersin.....

Bir gün restoranta gidersin menüye bakarsın ilginç bir yemek ismi görürsün merak eder ısmarlarsın yemek gelir yersin keçinin bilmediği ot karnını ağrıtır misali mideyi bozar gecen berbat olur kaçarsın.......

 Veeee bir gün blogcu kumanda panelinde uzuuuuuu bir yemek ismi görürsün merak eder bloga dalarsın .....
Bi bakarsın bildiğin yoğurtlu makarna :) hemen mutfağa girer malzemeleri temin eder, makarnayı haşlar bir yandan domatesleri rendeleyerek zeytinyağında kavurur içine sevdiğin baharatları ekleyerek haşlanan makarna biraz soğuyunca üzerine sarımsaklı yoğurt ve hazırladığın sosu dökersin...
Ekonomik,pratik ve lezzetli yoğurtlu makarnan hazırdır  ailecek yersin, karnın doyar herkes beğenir, bütçen zarar görmez karnın ağrımaz............
Afiyet olsun...........

Read the rest of the Post >

18 Ağustos 2011

SIDIKA 'YA YUVA

Bu  güzeller güzeli tekir kızın adı Sıdıka. Ailesi  onu çok seviyor sevmesine ama geçerli bir nedenle onu yeniden sahiplendirmek zorundalar. Sıdıka'ya yuvanızı açabilecek durumdaysanız hiç düşünmeyin, onun yeni ailesi olun. İlgileniyorsanız lütfen burayı tıklayın

Read the rest of the Post >

11 Ağustos 2011

CARTE D'OR ile LEZZET-İ RAMAZAN * PORKADO





    • Bu Ramazan,Dondurmalı Blog'da  Lezzet – i Ramazan’lar yarışırken siz de eşsiz dondurmalı tariflerin tadına varacaksınız. Bu birbirinden keyifli tariflerle siz de sevdiklerinizi gülümsetmek ve kendinize hayran bırakmak isterseniz Ramazan ayı boyunca, hafta içi her gün blogger’lardan gelecek tarifleri Dondurmalı Blog’dan takip edebilirsiniz.
      İstanbul, İzmir, Bursa ve Ankara’dan toplam 20 yemek blogger’ının yarışacağı etkinlikte katılımcılar iftar sofralarına özel dondurmalı bir tatlı tarifi gönderecek. New York’ta ünlü The Culinary Institute’ta şeflik eğitimi alırken New York Times tarafından şehrin en iyi restoranlarından biri seçilen Tabla Restaurant’ta soğuk mutfak şefi olarak çalışan, ardından Türkiye’ye dönerek Four Seasons Hotel’de demi chef olarak işe başlayan ve Mutfak Sanatları Akademisi’nde ders verdikten sonra Unilever Türkiye Gıda ve Pazarlama Şefi olarak Unilever ailesine katılan Osman Bahardır’ın ve Carte d’Or marka ekibinin içinde bulunduğu jüri ekibi, her hafta pazar günü en başarılı 2 tarifi belirleyecek.Dört haftanın sonunda dört ilden 8 finalist bir araya gelecek, gönderdikleri dondurmalı tatlı tariflerini birlikte yapacak ve bu eşsiz lezzetler ödüllendirilecek. 


      Bu da benim  Lezzet – i Ramazan Carte d'or lu tarifim ...Porkado....
      POR-------------KA-----------------DO
      portakal--------kakao------------ dondurma
          • Malzemeler :
            2 kişilik
            • 8 adet kakaolu biskuvi
            • 2 adet portakal
            • 2 yemek kaşığı tuzsuz süzme yoğurt
            • 1 yemek kaşığı pudra şekeri
            • 1 tatlı kaşığı kakao
            • 4 top Carte d’Or Classic Kaymaklı dondurma
            • Süslemek için;  2 beyaz 2 bitter kalp çikolata 
Hazırlanışı: 
Porkado’yu hazırlamadan önce bardaklar da dahil olmak üzere tüm malzemeler buzdolabında soğutulmuş olması gerek çünkü Porkado biraz akışkan kıvamda olacak, kullandığımız malzemeler onu sulandırmamalı.
Öncelikle portakalın birinin filotasını çıkarıp bir kase içinde fazla suyunu emmesi için kasenin kenarına peçete koyup buzdolabına koyuyoruz. Bu arada diğer portakalın kabuğundan biraz rendeleyip suyunu sıkıyoruz.
Derince bir kasede süzme yoğurt ve pudra şekerini, portakal suyu ile inceltip buzdolabına koyuyoruz. Servis edeceğimiz düz tabanlı geniş ağızlı bardakların diplerine bir kaşık portakal suyu döküp üzerine un haline getirdiğimiz bisküvilerin eşit miktarda paylaştırıp üzerlerine birer kaşık daha portakal suyu döküyoruz.
Dolapta hazır bekleyen yoğurtlu karışımın içine dört top Carte d’Or Kaymaklı dondurma koyup el blenderi ile özleştiriyoruz.  Karışımın içine filota portakalları da ekleyip hafifçe karıştırıp hazırladığımız bardaklara paylaştırıyoruz.
Üzerine kakao serpip, ortasına bir çay kaşığı rendelenmiş portakal kabuğu koyuyoruz. Kalp çikolatalarla süslüyoruz. Dondurucuda 20 dakika kadar bekletiyoruz fakat donmaması gerek aksi takdirde portakallar donarak lezzet kaybı olacaktır.
Afiyet olsun.

Read the rest of the Post >

9 Ağustos 2011

FASULYE TURŞUSU

Taze fasulye turşusu genelde Karadeniz yöresinde yapılır ...
Ben ilk kez  yaptığım için yarım kilo fasulye kullandım ....Deneyenler beğendi bir sonraki sefere daha fazla yapıp kavurmasını da denemek üzere tarife geçelim...



Malzemeler :
½ kilo taze fasulye
1 çay bardağı sirke
1  kaşık kaya tuzu
5 diş sarımsak
1 parça limon tuzu
bunlar ½ kilo fasulye için geçerli
Yapışılı :
Fasulyelerin kılçıkları ayıklanıp yıkayıp ve üzerini biraz geçecek kadar su ile 2-3 dakika haşlanır ve süzgüye alınarak soğuk suya tutulur...
Bu arada fasulyeleri haşladığınız suyu dökmüyoruz soğutup içine tuz,limon tuzu ve sirke koyup karıştırıyoruz...
Fasulyeleri uygun bir kavanoza yerleştirip aralarına kabuklarını soyduğumuz sarımsakları yerleştirip üzerinede hazırladığımız sirkeli tuzlu su ile üzerini kapatacak şekilde dolduruyoruz.....
Kuytu bir köşede ortalama 15 gün sonrasında turşumuz hazır olacaktır.
Afiyet olsun...........

Read the rest of the Post >

3 Ağustos 2011

ÇIĞIRTMA

Çığırtma Bergama'ya has özel bir yemektir isminin ise sanırım patlıcanların zeytinyağında çığıra çığıra kızarmasından geliyor ....
Yapması pratik ve bir o kadarda lezzetli Çığırtma tarifimle sevgili Cafemis ve Gelibolu17 arkadaşlarımın ortak düzenledikleri Ramazan Lezzetleri Etkinliği- 1 ' e gönderiyor , kendilerine kolaylıklar ve hayırlı Ramazanlar dilerim....

Malzemeler :
1 kg ince patlıcan
½ kilo domates
7-8 adet biber
tuz
1 çay bardağı zeytinyağı
bolca sarmısak

Yapılışı :
Patlıcanlar spiral şeklinde çizilir.. ( bıçakla patlıcanları döndürerek )
Patlıcanları tuzlu suda 15 dakika kadar acısı çıkması için bekletelim....
Biberleri temizleyip büyüklüklerine göre ikiye veya üçe bölelim...
Acısı çıkan patlıcanların suyunu sıkıp kurulayalım....
Geniş bir tavaya patlıcanları dizip boşlıklarında biberleri yerleştirip üzerine zeytinyağını ve kararınca tuzunuda ekliyerek kapağı kapalı şekilde pişirelim..
Tvanın kapağı mutlaka kapalı olmalı böylece zeytinyağının buharında pişerek olması lezzete ve kıvama gelecektir...Patlıcanları çevirerek diğer taraflarınıda kızartalım...
Domateslerin kabuklarını soyup küp küp doğrayıp kızaran patlıcanların üzerine yayalım ve tabi sarmısaklarıda bütün bütün üzerine serpiptirerek kısık ateşte yaklaşım 15 dakika kadar daha pişirip biraz dinlendirelim ve isteğe göre karabiber serperek servis edelim.
Afiyet olsun.......

Read the rest of the Post >

1 Ağustos 2011

KEK TENCERESİNDE PATLICANLI MAKARNA


Sıcaklardan dolayı üşenip semt pazarına gitmeyince hafta sonuna doğru dolapta sadece 3 adet patlıcanlar " hadi bakalım pazara gitmedin kala kala bize kaldın yemek yapta görelim " der gibi bolapta sırıtıyorlardı.....


Dolaptan patlıcanları çıkardım ,erzak dolabındanda bir paket fiyonk makarna aldım ve bir de bir kutu garnütür hepsi hepsi bunlar.....( domates dahi kalmamış )
Bir yandan makarna suyunu koydum bir taraftan patlıcanları yıkayıp dilim dilim kesip kızartmaya başladım ....
Ne yapacağıma henüz tam karar vermemiştim uygun bir tepsi,kap, tencere ne aradığımı kendim dahi bilmez şekilde aranırken elime emektar kek tencerem geçti..........Oleeeeeeeeeeeeeyyyyyyyy
Kızartığım patlıcanları kek tenceresinin tabanına üst üste gelecek şekilde ve kenarlarına sıraladım...........
Bu arada makarna haşlandı süzüldü...
Tekrar dolabı karıştırdım 2 adet yumurta ve yoğurt kasesinde 3 kaşık yoğurt kalmış :(
Hemen yoğurt ve yumurtaları çırparak içine garnütürün suyunu süzüp yumurtalı karışıma ekledim birazda tuz ilave ederek karıştırdım...........
Makarnalarıda bu karışıma ekleyip kek tenceresine dizmiş olduğum patlıcanların üzerine yarısını döktüm.
kalan patlıcanları makarnaın üzerine bir kat daha sıraların son olarak kalan makarnalarıda üzerine dökerek kek tenceresini ocağa koyarak üzeri kızarıncaya kadar pişirdim.........
Bu da kuş bakışı görünümü:)
Afiyet olsun..........

Read the rest of the Post >
Bookmark and Share
Related Posts with Thumbnails
Related Posts with Thumbnails