Sayfalar

1 Mart 2013

KEK TENCERESİ NEREDEN SATIN ALABİLİRİM ?

Şu benim meşhur kek tenceresinde yaptığım kekleri,dolmaları,ekmekleri ,poğaçaları beğenen ziyaretçilerim haliyle bu kek tenceresini nereden bulabileceklerini sık sık soruyorlar.....

kek tenceresi nerede satılır

Bir zamanlar hemen hemen her evde sıkça kullanılan kek tencereleri artık pek piyasada bulunmuyor ancak bu  bulamayacağınız anlamına gelmiyor eğer İzmir' de ikamet ediyorsanız veya yolunuz İzmir'e düşerse mutlaka Kemeraltı Çarşısını gezmenizi önerir  sonrasında  Fincancılar Hanı'na uğrayıp kek tenceresini alabilirsiniz ...Bir  ziyaretçim de İstanbul'da Mısır Çarşısı girişinde, bir diğer ziyaretçim de http://zuccaciyespot.com/ adlı siteyi önermiş ...
Sitede kek tenceresi dışında güzel mutfak ürünleri de mevcut bir tıkla istediğiniz kek tenceresi kapınızda  olacaktır...Umarım yardımcı olabilmişimdir.....

Read the rest of the Post >

19 Şubat 2013

HANIM DİLENDİ BEY BEĞENDİ MOTİFLERİ NASIL BİRLEŞTİRİLİR ?

Hanım dilendi bey beğendi motifleri nasıl birleştirilir ?
 Bu soruyla bloğuma çok sayıda  kişi geliyor sorularının cevabını tam olarak bulabildiklerini sanmıyorum. Hanım dilendi bey beğendi motifini bir çok yerde kullandım ve birleştirilmiş olarakta resimleri var ancak daha detaylı görmek ve öğrenmek isteyenler için videosunu ekledim umarım bu detaylı video sayesinde motifleri kolayca ekleyebilirsiniz....

 

Read the rest of the Post >

9 Şubat 2013

KUMAŞ ÇANTA

Dikiş konusunda pek yetenekli değilimdir hatta hiç yeteneğim yoktur, evdeki dikiş makinesi bana bakar ben ona öyle yanından gelip geçtikçe yıllardır bakışıp dururuz :)
Neyse emekli olunca dikiş konusunda bir kurs almayı düşünüyorum...
Ama kardeşim öyle mi o bu işin piri , bakın bu çantaları okul projesinde sokak çocuklarına destek amaçlı tam 32 tane dikti ,ellerine emeğine sağlık canım....

kumaş çanta
Sizce de kocaman bir tebriği hak etmiyor mu ?

Read the rest of the Post >

7 Şubat 2013

SÜTLÜ EKMEK ( TENCEREDE )

Ekmek yapmayı seviyorum hele ki şu sıralar perhizde olup tuzsuz yediğim için  daha sık yapıyorum... Pişerken eve yayılan kokusuna, yumuşacık hallerine, içine konan değişik malzemelerle farklı lezzetler yakalamak, şekillere sokmak, kabarışını izlemek .....İşte emeğin en misss kokulu ve sıcak hali...Fırından çıkınca sıcacık oluşu akşam yemeğinin iptal ve gelsin taze ekmek  kahvaltı ziyafetine aracı oluyor....

Neden kalıp olarak tencere kullandın diye sorarsanız ,çünkü evde un az kalınca markete gitmeye de üşenince dolayısıyla hamurda küçük olunca küçük bir kalıp bulamayıp gözüme kalıp olarak küçük çinko tencereyi kestirdim, sonuç gördüğünüz gibi mini ekmek oldu....

sütlü ekmek
Malzemeler :
4 bardak un
2 yemek kaşığı zeytinyağı
1 tatlı kaşığı tuz ( ben kullanmadım )
1 tatlı kaşığı şeker
 1 ½ bardak ılık süt
1 pk instant maya
Üzerine : susam ve çörek otu
sütlü ekmek
Yapılışı : Derince bir kabın içine süt hariç tüm malzemeleri konarak yavaş yavaş ılık süt ekleyerek yumuşak bir hamur yoğuralım ve oda sıcaklığında üstüne hafif nemli bir bez örterek  yaklaşık 20 dakika  mayalanmaya bırakalım..
Mayalanan hamuru tekrar yoğurarak yağlanmış bir kalıba koyalım üzerine susam ve çörek otu serpiştirerek   tekrar mayalanmaya bırakalım..
Not : Benim gibi çinko bir tencere kullanacaksanız tencereyi yağladıktan sonra içine yağlı kağıtta koyarsanız 
pişen ekmeği çıkarmanız daha kolay olur....
Tekrar kabaran hamuru önceden ısıtılmış 180 derece fırında üzeri kızarıncaya kadar pişirelim...
                        Afiyet olsun..........


Read the rest of the Post >

28 Ocak 2013

BAYKUŞ ANAHTARLIK

 Baykuş sembollü takılar figürler ve aksesuarlar son günlerde pek dikkat çekici oldu ....
Batıl inaçlara göre baykuş uğursuzluk getirirmiş oysa ki  baykuş bilgeliğin ,sanat ve düşünürlüğün sembolü olarak kabul edilmekte....
Hiç baykuş gördün mü diye sorarsanız , evet bir kez çocukluğumda görmüştüm ve korkmuştum şimdi ise çok sevimli geliyor ve bu sevimli kuştan anahtarlık yaptım...

baykuş anahtarlık


Yapılışı çok pratik resmin üzerini tıklayarak örneği kolayca çıkarabilir sonrasında içini bir parça elyafta doldurup anahtarlık olarak kullanabilirsiniz...
baykuş örgü anahtarlık

Kolay gelsin güle güle iyi günlerde kullanın..........



Read the rest of the Post >

19 Ocak 2013

TAHİNLİ RULO

Tatlı kurabiyeleri genellikle soğuduktan sonra yeriz ama tahinli kurabiyeleri ılık ılık yemenizi tavsiye ederim......
Tahinin lezzeti kurabiyelerle buluşunca ortaya tam bir kış kurabiyesi çıkıyor ......

tahinli kurabiye
Malzemeler :
1 bardak ılık süt
½ paket yaş maya
½ bardak toz şeker
1 yumurta
½ bardak sıvı yağ
aldığı kadar un
İçine :
tahin ve toz şeker
resimlerin büyük halini görmek için tıklayın

Yapılışı :
Yaş mayayı bir bardak ılık süt ve  şeker ile birlikte eritip biraz kabartmaya bırakalım....
Un hariç diğer malzemeleri de ekleyerek karıştıralım..
Yavaş yavaş un ekleyerek aldığı kadar un ile yumuşak bir hamur elde ederek hamuru ılık bir ortamda üzerini kapatarak kabartmaya bırakalım...
Kabaran hamuru üç eşit parçaya bölerek unlu tezgah üzerinde yarım santim açalım ve üzerine damak zevkinize göre istediğiniz kadar bir fırça yardımıyla tahin sürüp şeker serperek rulo yapıp iki parmak kalınlığında keserek yağlanmış tepsiye dizelim yine isterseniz ruloların üzerine şeker serpebilirsiniz...
Bu şekilde diğer parçaları da rulo yaparak önceden ısıtılmış 180 drece fırında hafif pembeleşinceye kadar fırınlayalım ve ılık olarak servis yapalım..
Afiyet olsun.


Read the rest of the Post >

16 Ocak 2013

İMZA : KIZIN

Çıktığı ilk hafta alıp  bir buçuk günde okuduğum bu kitabı mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum....
Kendinizden de bir şeyler bulabileceğiniz farklı sosyokültürel yapılardan 114 kişinin babalarına yazmış oldukları mektuplar ,duygu ve belki de yıllarca dile getiremedikleri düşüncelerin yer aldığı bu kitabı okurken eminim zaman zaman göz yaşlarınızı tutamayacaksınız....

imza kızın
Prof.Dr. Bengi Semerci'den Ferhan Şensoy'dan, Lal Denizli'den, Merve İldeniz'den, Çiçek Dilligil'den, Özge Mumucu'ya, Sevinç Erbulak'tan, Parla Şenol'a kadar bir çok değerli kişilerin babalarına yazmış oldukları mektuplar arasında beni en çok etkileyen Hanife Mutlu'nun babasına yazmış " Baba beni kızın olarak gör lütfen ! " diye başlığıyla babasına olan mektubu oldu....Bir kısmını paylaşmadan geçemeyeceğim zira tamamını  aktarmam emeği geçenlere saygısızlık olur ama mutlaka ve mutlaka bu kitabı okumanızı tavsiye ediyorum....

                     BABA BENİ KIZIN OLARAK GÖR LÜTFEN !

                      Hanife Mutlu
                                            Mustafa Kurşuncuoğlu'na


Babacığım sana hiç kızamıyorum. Çünkü evlendiğinde on sekiz yaşındaydın.Bir erkek adamın erkek çocuğu olur mantığının hakim olduğu toplumda hemen ben , yani kızın olmuştu.Oynadığın evcilikte beni erkek gibi görmeye ve büyütmeye çalışıyordun.
Beş yaşına kadar tek çocuktum.Erkek kardeşin doğması senin başını öyle döndürmüştü ki, beni bir kenara atıp sadece sorumluluk vermek için ilgileniyordun. Hatırlar mısın, bir gün ayakkabı almaya gitmiştik ? Ayakkabı mağazasına girdiğimizde satıcı " Kime olacak ? " diye sorduğunda " Çocuğa " diye yanıtladın. Satıcı kız ayakkabılarından örnekler göstermeye başladı. Ama sen erkek ayakkabılarına bakmaya başladın. Adam şaşırdı: " Hanım kıza olmayacak mı ? " diye sordu. Bu söz kulağıma öyle güzel gelmişti ki ondan cesaret alarak senin seçtiğin erkek ayakkabılarını " İstemem " dememle okkalı bir tokat yanağımı felç etti.Çevremde her şey fırıl fırıl dönmeye başladı. Hakim olamadım yaşlarım birbirini kovalayarak yanağımdan aşağı yarışıyorlardı.
Adam durumdaki tersliğe öyle şaşırdı ki " Neden vuruyorsun çocuğa , o kız çocuğu değil mi ? Kız ayakkabısı istiyor.Çocuğun ne suçu var ? "diye çıkışınca senin durumu yeniden değerlendirip doğruyu bulacağını düşünerek ne kadar saflık ettiğimi hemen anladım.Çünkü hemen her zaman yaptığın gibi bağırarak üste çıkmaya " Bana bunları da alan olmamıştı " diyerek elimden tutup kendi büyük adımlarınla adımlarımı eşleştirimek için sürüklercesine çekerek...................

Read the rest of the Post >

14 Ocak 2013

KALPLİ TUTACAK

Bir zamanlar çeyizlerin olmazsa olmazı tutacaklar eskisi kadar kullanılmasa da hala bazı mutfaklarda az da olsa   mutfak aksesuarı olarak hala mevcut....
Ben kendi adıma bu tür el yapımı tutacakları sevdiğimi söyleyebilirim.....

kalpli tutacak

Yapımı oldukça kolay, yapmanız gereken hanım dilendi bey beğendi motifi yapıp iki köşesinden  ara sıra artırarak yarım daire şeklide  örmek, bunun için bir kaç farklı renkler kullanabilirsiniz...
Kalpli tutacak örneği
İsterseniz çift katlı yapabilirsiniz hatta kendinizden de bir şeyler katarak çok daha güzel bir görünüm ortaya çıkarabilirsiniz....
Resmin üzerini tıklayarak büyütülmüş halini görebilir ve kolaylıkla örneği çıkarabileceğinizi umuyorum....
Kolay gelsin....

Read the rest of the Post >

12 Ocak 2013

KETEN TOHUMLU EKMEK

2013  yılında ilk tarifim ekmek olsun , bu yıl bol bereketli ,sağlıklı , huzurlu ve bu ekmekte ki keten tohumları kadar hayatınız güzel sürprizlerle dolsun.......

keten tohumlu ekmek
Malzemeler :
500 gr un
100 gr kepekli un
1 pk instant maya
1 tatlı kaşığı tuz
2 bardak ılık su veya süt
2 yemek kaşığı zeytin yağı
2-3 yemek kaşığı keten tohumu
Yapılışı : Unu ve kepekli unu derince bir kasenin içine koyun üzerine instant mayayı , zeytinyağını ve  tuzu ekleyerek ılık su veya ılık sütü yavaş yavaş ekleyerek yumuşak bir hamur elde ederek üzerini nemli bir bez örterek kabarmaya bırakın....
Kabaran hamura 2-3  yemek kaşığı keten tohumu ekleyerek tekrar yoğurup şekillendirip veya bir kalıba koyarak üzerine bir fırça yardımı ile zeytinyağı sürüp keten tohumu serpin tekrar ılık bir ortamda  kabarmaya bırakın.....
Önceden ısıttığınız orta sıcaklıktaki fırında üzeri kızarıncaya kadar fırınlayın.....
Afiyet olsun......
keten tohumlu ekmek

Not : Ben bu ekmeği kek tenceresinde ocak üzerinde pişirdim.....

Read the rest of the Post >

30 Aralık 2012

HOŞÇAKAL 2012 HOŞGELDİN 2013

2013

2012 yılını geride bırakıp yeni yıla sayılı saatler kala, yeni yılın herkese öncelikle sağlık getirmesini dilerim, ziya bu yıl pek de kolay olmadı benim için yeni yılın ilk ayı ve son ayları sağlık sorunlarıyla geçti çok şükür artık iyiyim 58 gün hastanede yattıktan sonra artık evdeyim .... Yılın son gününü de yani bu günü de kontrollerim,tahliller ve ilaç düzenlemeleri  nedeniyle  hastanede  geçirip yılbaşından sonra bir sorun çıkmazsa ( umarım çıkmaz ) artık işime ve eski düzenime döneceğim tabi rutin kontrollerimde devam edecek....
Veee artık blogumla eskisi gibi ilgilenebileceğim.....
Yorum bırakan tüm ziyaretçilerime ayrı ayrı teşekkür eder ,yeni yılın herkes için güzel bir yıl olmasını dilerim....
Sağlıcakla kalın........

Read the rest of the Post >

22 Kasım 2012

DÜĞME KURABİYE



Bu aralar bloguma elimde olmayan nedenlerden dolayı maalesef tarif ekleyemiyorum ama bu şekilde de pek bir renksiz kaldı sanki sayfam...Şöyle arşivi karıştırınca blogumu yeni açtığım zamanlarda yaptığım düğme kurabiyeyi tekrar yayınlamak istedim...Belki sizlere fikir verir belki biraz gıda boyası veya pancar ya da ıspanak kullanarak daha bir renkli düğmeler yaparsınız.....


düğme kurabiye

Malzemeler :
150 gr tereyağ
1 bardak şeker
1 çay kaşığı karbonat ( silme )
1 çay kaşığı vanilya
1 yumurta
1 çay kaşığı zencefil ( ben kullanmadım )
aldığı kadar un
düğmelerin üzerine çizgi yapmaya yetecek kadar çikolata

Yapılışı :
Oda ısısındaki tereyağı ve  şekeri karıştırıp yumurtayı ekliyoruz..
Daha sonra diğer malzemeleride ekleyip aldığı kadar un ile  ele yapışmayacak bir hamur elde ediyoruz...
 Hamuru biraz dinlendirip unlu tezgah üzerinde yarım cm kadar açıp su bardağıyla kesiyoruz çıkan yuvarlaklara çay bardağıyla basıyoruz ama sadece iz oluşması için hamurun kesilmemesi gerekli buna dikkat edelim.Elde ettiğimiz bu şekilleri yağlı kağıt üzerine yerleştirerek üzerine düğme deliklerini de açıyoruz bunun için sivri uçlu bir alet kullanabilirsiniz.......
Önceden ısıtılmış 180 derece fırında üzerleri hafif pembeleşinceye kadar fırınlıyoruz...
 Pişen kurabiyeleri iyice soğumaya bırakıyoruz...
Bu arada çikolatayı benmari üsülü eritebilir yağlı kağıttan küçük külah oluşturarak  veya evde ekmeğe sürülebilen kahvaltılık çikolata varsa bir kürdan yardımıyla üzerlerinin iplerini oluşturabilirsiniz....
Düğmeler istenilenen büyüklükte olabilir tabi renklide ....
Afiyetler olsun....

Read the rest of the Post >

17 Kasım 2012

AYLARDAN KASIM MEVSİMLERDEN SONBAHAR

Ege'de sonbahar bir bambaşkadır.....
Severim sonbaharı ,o yazdan kalma sıcak havaların yerini serinliğin,sakinliğin alması, dökülen yaprakların tonlarıyla bezenen her şey  huzur ve rahatlık verir bana.....Bu mevsimde sakin yerlerde kitap okumak hele ki buna deniz kokusu ve dalgaların sesi eşlik ederse  en büyük zevkim bugün ise sonbaharın hafif serinliğini çamların kokusunu içime çekerek Ahmet Ümüt'in " Sultanı öldürmek "  adlı romanını keyifle okuyorum.....

Ahmet Ümit
Sultanı öldürmek



Keyifle okuyabileceğiniz bu kitabın sayfaların altını çizdiğim tadımlık kesitler paylaşmak istiyorum..

Sayfa : 95

Altın bir gerdanlığın yedi ucunda ,yedi kırmızı yakut. Küpelerinde de aynı kırmızı taşları ama daha küçükleri.... İsmi bile vardı: Çeşmi-Lal......Suskun göz...
Ya da sevgilinin ağlamaktan kan çanağına dönüşmüş gözleri....
Çeşmi-Lal.....

Sayfa : 117

Bilmem kaçıncı katın merdivenlerinin ortasına gelmişim.Fakat soluğum kesilmiş, nefes nefes kalmıştım. Babamla kayır için üniversiteye girdiğimizde nasıl da keçi gibi tırmanıyordum bu basamakları birer ikişer....
Hiç öyle olmamıştı, o zaman da eti budu yerinde bir genç irisi olduğumdan kan ter içinde kalmıştım..Ve babamın otoriter sesi kulaklarımda yankılanmıştı.
" Yüksel, yüksel ki yerin bu yer değildir/Dünyaya geliş hüner değildir."
Yükseldik işte, öğrenci girdiğimiz üniversiteye profesör olduk. Dahası var mı ? Var!Nüzhet olmak...
Sadece bu üniversiteye değil bütün üniversitelerin dik merdivenlerini dağ keçileri gibi tırım tırım tırmanmak ...
Ve o yıldızlı zirvede muhteşem yalnızlığı tatmak...Ve o zirveye ulaşmak için pek çok şeyi göze almak...

Sayfa : 129

" Sakın tekrar ile ezberi birbirine karıştırma .Ezber insanı papağan yapar, tekrar ise düşüncelerini açıklarken sırtını yaslayacağın bilgileri hafızanda tutar. "

Sayfa : 159

İkindi güneşinin hükmünü yitirmesiyle dün geceden kalan karlar yeniden katılaşmaya başlamıştı. Roma imparatorlarının gururla geçtiği, Osmanlı padişahlarının halka göründükleri, her iki medeniyetin de saraylarına uzanan bu ana yolda, yani günümüz Ordu Caddesi'nin pek de düzgün olmayan kaldırımlarında yürürken kendimi, Sadrazam Çandarlı Halil Paşa gibi hissediyordum.Tedirgin,gergin,kuşkulu.Acaba bu işin sonu nereye varacaktı ?

Sayfa : 206

Kadıköyü. Öyle derdi anneannem, biz de öyle söyleyegeldik. Çünkü bu topraklar,Kostantiniyye'nin fethinin ardından,kentin ilk kadısı olan Hızır Çelebi'ye verilmişti.O sebepten bölge olarak anılıyordu..
Şimdilerde yanlış bir tabirle Kadıköy diyorlar.

Sayfa : 241

" Bir memlekette namuslu insanlar en az namussuzlar kadar cesur olmadıkça o memleket için kurtuluş yoktur."

Sayfa : 442

Tabibler kim verdi hana / O han içti şerbeti kana kana / ciğerin doğradı şerbet o hanın / hemin- dem zzri etti yana yana / Dedi niçün bana kıydı tabipler / Boyadılar ciğeri canı kana.

*********************************************************************************
511 sayfalık bu kitabı zevkle okudum.....

Read the rest of the Post >

16 Kasım 2012

32. GÜN


Pemfigus vulgaris tanısıyla tedavi gördüğüm hastanede bugün 32. gündeyim , halen tedavim devam etmekte ve sanırım bir kaç hafta daha buradayım....
Şu ana kadar bir hayli yol kat ettik... Yaralarda,yitim alanlarında ve tırnaklarda  bana göre yavaş doktorlara göre hızla iyileşme var  eee olsun artık tam beş ay bitmek üzere..Neredeyse altı ay kınası yapacağım :) 
İki gündür ilaçların dozunu düşürdük ,ilaçların yan etkilerinden  miğde bulantılarım azaldı, kortizonun kullanımından dolayı yüzde ,göbekte ve boyunda şişlikler çok dikkat edip tuzsuz yediğim halde az da olsa oluştu tabi bu geçici bir durum...Artık geceleri daha rahat uyuyabiliyorum ve yeni çıkan döküntüler yok..Saç diplerindeki yaralarda azaldıkça eskisinden daha rahat saçlarımı tarayabiliyorum gerçi birazda saçlarım döküldü..Tırnaklarım da bir tanesi hariç çok daha iyi biraz deforme oldular ama sanırım zamanla eski halini alırlar..Duş da daha uzun süre kalabiliyorum ama hala liflenemiyorum.. Bunun dışında blog arkadaşım Leyla ( begonya35) da aynı hastanede belinden ameliyat oldu fırsat buldukça azda olsa  yanına gidip sohbet ettik... Bir blogcunun arayıptı bulamayacağı şey blog arkadaşını daha yakından tanımak olsa gerek :) Kendisi şu an iyi evine bile çıktı ama ameliyat öncesi soğukkanlılığına ,sakinliğine ve cesaretine hayranım ve ameliyat  sonrası bir şey istiyormusun diye sorduğumuzda biscolata istiyorum dedi ama nasılda güzel istiyor bir duysanız narkozun etkisiyle dili de dolanıyor ne güldük ama :)canım benim   çok geçmiş olsun diyor acil şifalar diliyorum...

Şimdilik benden bizden  bu kadar, geçmiş olsun dileklerini gönderen herkese çok teşekkür eder ben de sizlere hastane bahçesinde resmini  çektiğim dağ çileklerini gönderiyorum :)

dağ çileği

Bu konuda ki bir sonraki postum geçti, gitti ,bitti, evdeyim diye olur inşallah....Pemfigus tekrarlayabilen bir durummuş ama ben bir daha çıkarmayacağıma dair kendime söz veriyor ahanda buraya yazıyorum :)


Read the rest of the Post >

15 Kasım 2012

HEM SAKAR HEM HIRSIZ


 Çok sakar gördüm ama sen bir bambaşkasın :)



Read the rest of the Post >

14 Kasım 2012

SEVGİ AĞACI


Sevgili Leyla arkadaşımın öncülüğünde Türkiye'nin her yerinden sevgi ağacımıza yaprak gelmeye devam ediyor ....Şu ana kadar 52 tane oldu ve henüz elimize daha ulaşmamış yapraklarda  var tabi onlarında en kısa zamanda gelmesini bekliyor katılan ve katılacak olanlara şimdiden ellerine emeğine sağlık ve katılımlarından dolayı çok teşekkür ederiz....Nedir sevgi ağacı ? Nasıl katılabilirim ? Benim haberim yok diyorsanız Leyla arkadaşımın sayfasına BURADAN  ulaşabilir ve detaylı bilgi alabilirsiniz.....Gerçekten güzel işler ortaya çıkmış bazıları var ki çok anlamlı ,bazıları çok zarif, bazıları çok renkli.....
Hayydiii kızzzlar desteklerinizi bekliyoruz yapraklarımızı gönderin o marifetli ellerinizle sevgi ağacımızı oluşturalım güzel bir projeye imza atalım.....
sevgi ağacına yaprak

Bu da benim sevgi ağacına yaprağım......



Evde ki artık yünleri ve düğmeleri değerlendirerek yaptım.....
Eminim sizler daha güzellerini yaparak bu projede yer almak isteyeceksiniz....Gelen yaprakları birleştirip dünya kadınlar gününde sergilemeyi düşünüyoruz... Belki bir sponsorla bu parçanın gelirini bir hayır kurumuna bağışlayabiliriz....

Read the rest of the Post >
Bookmark and Share
Related Posts with Thumbnails
Related Posts with Thumbnails