Sayfalar

2 Kasım 2011

ŞEKER HAMURUNDAN GÜLLÜ KURABİYE




Oldum olası bir örgü oyuncak yapanlara yani amigurumi burada  ki becerikli arkadaşım gibi ki kendisini kıskanmaktayım :) bir de şeker hamuru ile harika pastalar kurabiyeler yapan ellere hayranım...
İlk amigurumi denemem pek bir şeye benzemedi yarım şekilde yün torbamda beklemekte daha bitmeden sabırsızlığımdan ağzını gözünü bile yapmıştım, bazen unutup yünleri karıştırdığım zaman ben bile ördüğüm oyuncaktan ödüm kopuyor kaldı ki ben bunu nasıl bir çocuğa "al sana oyuncak" diye vereyim...Ödü kopar mazallah çocuğun...
Neyse şimdilik amigurumi yi bir kenara bırakıp ikinci şeker hamuru denememe geçmek istiyorum....
İlk yaptığım .burada..Ama bakmamanızı tavsiye ederim çok kötüüüüüüüüü......
Benim tanıdığım şeker hamuruyla uğraşan blogcular nedense bu konuda pek detaylı açıklama vermekten kaçınıyorlar sanırım bu işi profesyonel olarak yaptıklarından olsa gerek ama hepside birbirinden harika ...
İlk şeker hamuru denememde şeker hamurunu kendim yapmıştım bu sefer şeker hamurunu hazır aldım....
BU siteden şeker hamuru ve kalıpları temin edebilirsiniz....

Tarife geçmeden önce kurabiyelerin tarifini ricam üzere bana mail ile gönderen Didem Hanım'a teşekkür ederim...


Malzemeler :

Un 4 su bardağı = 560 gr
Tereyağ 220 gr ( oda sıcaklığında )
Şeker 2 su bardağı = 400 gr
Yumurta 2 adet ( oda sıcaklığında )
Limon kabuğu rendesi = 1 çay kaşığı





Ben yarım ölçülerde yaptım benim kalıplarımla 17 adet çıktı

Yapılışı :
Tereyağı ve şekeri mikserle iyice çırpıp içine yumurtaları ekleyip çırpmaya devam ediyoruz biraz un ve limon kabuğu rendesinide ekleyip mikserle çırpabildiğiniz kadar çırpıp daha sonra elimizle un ekliyerek hamuru toparlıyoruz....
Hamuru buzdolabında üzeri kapalı şeklide en az 2 saat bekletiyoruz..
Daha sonra hamuru unlu tezgahta merdaneyle açıp istediğiniz kalıplarla şekiller çıkarıp önceden ısıtılmış 180 derece fırında hafif pembeleşinceye kadar fırınlıyoruz....





Kalıp olarak ben kahve kavanozunun kapağını kullandım...
Yapraklarını yaparkende yine oval şekilde bir kapak vardı onu kullandım..



Kurabiyeler soğuduktan sonra yine aynı kavanoz kağaını kullanarak tezgah üzerinde biraz pudra şekeri serperek açtığım şeker hamurundan şekiller çıkararak bunları hafifce su ile ıslatarak kurabiyelerin üzerlerine yerleştirdim. ( su ile ıslatmamın sebebi kurabiyelere şeker hamurun yapışmasını sağlamak bunuda bir başka arkadaşımdan duymuştum su yerine bal veya reçel de kullanabilirsiniz )

Daha sonra şeker hamurundan iki adet yumurta büyüklüğünde parçalar kopararak birine kırmızı diğerine yeşil gıda boyası ekliyerek kullandım ..Gıda boyasını çay kaşığının ucuyla ekliyoruz ve yoğuruyoruz elde etmek istediğimiz renk daha koyu ise tekrar gıda boyası ekliyebiliriz ...

Gıda boyasını yine bahsettiğim siteden alabilir veya aktarlarda bulabilirsiniz...

Üzerinin güllerini aşağıda ki videoyu izleyerek yaptım ....




Yapraklarınıda dediğim gibi oval bir kakapla yaptım ve bıçak ile yaprağın damarlarını çizdim..
Yaprağın bir köşesini kıvırarak hazırladığım güllerin uçlarını haif ıslatarak yaprakların içlerine yerleştirdim ve yaprağın altını ıslatarak şeker hamuru ile kaplı kurabiyelerin üzerine yerleştirdim...
Biraz boş gibi görünüce kurabiyenin üzerine minik bir şeyler eklemek istedim ve kenarlarını temizlediğim dantel tığın arkasıyla hafif bastırarak minik çukurlar oluşturdum..
Bu çukurların içlerini doldurmak için kırmızı şeker hamurunu minik mink yuvarlıyarak bu çukurlara yerleştirdim tabi öncesinde bu çukurlara dantel tığın arkasını önce suya sonra bu çukurların içine batırarak ıslattım ve minik yuvarları bu çukurlara yerleştirdim...



Afiyet olsun.....

Read the rest of the Post >

1 Kasım 2011

BİR TANE PANCARDAN ÜÇ MENÜ

Bütün bir hafta erkenden kalkınca vücüt alışıyor pazar günleride erkenden kalkıyorum....
Herkes uyuduğu için elektirikli aletleri çalıştıramıyorum dolayısıyla kendimi mutfağa atıp erkenden yemeklerimi hazırlıyorum..
Bu pazar gözüme pancar kestirdim ve tek bir pancardan üç çeşit çıktı...,

1. PANCARLI YILDIZ ŞEHRİYE PİLAVI

Pancarı soyup rendeledim teflon tencerede soteleyip üzerine 2 bardak sıcak su ekleyip 15 dakika pişirdim..
Biraz ılıyınca suyunu süzdüm...
Biraz sıvıyağda yıldız şehriyeleri soteleyip üzerine pancar suyunu döktüp kararınca tuzunuda ekleyerek suyunu çekinceye kadar önce harlı sonra kısık ateşte pişirdim.....

2. PANCARLI KEK

Her zaman yaptığım gibi kek hamuru hazırlayıp yağlanmış tepsiye dökmeden önce suyunu pilavda kullandığım arta kalan pancar rendesini kek hamurunun içine koyarak  pişirdim...

3. YURTALI PANCAR YAPRAĞI KAVURMASI

Kalan pancar yapraklarını yıkayıp ince ince kıyarak zeytinyağında kavurarak üzerine yumurta kırdım...
Ehhh oldu olacak kabuklarınıda mı değerlendirseydim ne ... Evet onlarıda değerlendirdim sardunya saksılarının diplerine koydum :))
Afiyet olsun.........

Read the rest of the Post >

31 Ekim 2011

HAVUÇLU BULGUR KÖFTESİ

Havuçlu bulgur köftesi tarifini sevgili umutsepeti 'nden aldığım zaman hemen yapmıştım ama araya başka tarifler birde ülkemizde ard arda yaşanan acı kayıplar nedeniyle bu zamana kaldı dilerim bir daha böyle kötü olaylar yaşamayız...
Tarifi aynen kendi sayfasından aktarıyorum....




Malzemeler :
2 ,5 çay bardağı ince bulgur

3 adet havuç

1 adet yumurta

tuz,karabiber

bir tutam maydonoz

yeterince galeta unu


Hazırlanması:



1.Bulguru üzerini geçecek kadar kaynamış su ile ıslatıp üzerini kapatarak şişmesini bekliyoruz.

2.Havuçlarımızın kabuğunu incecik soyup,derin bir kap içerisine rendeliyoruz.

3.Şişen bulgurları havuçların olduğu kaba alıp,üzerine yumurtayı kırıp,tuz ve karabiberini ekleyip,incecik maydonozları doğradıktan sonra karıştırıyoruz.

4.Bu karışıma azar azar galeta unu ilave ederek,iyice yoğuruyoruz.

5.Tam bir hamur kıvamını aldığı zaman,cevizden küçük parçalar kopartıp yuvarlayarak,kızgın yağda kızartıyoruz..

Afiyet olsun...

Read the rest of the Post >

19 Ekim 2011

:((((


Aaahhhh be Anadolu ...Şimdi her köşen ağlayan "ANA"dolu ...:(((

Read the rest of the Post >

17 Ekim 2011

KARNIBAHAR SALATSI

Doğa öyle güzel dengelemiş ki kendini yazın vücüdumuz için gereken sebze ve meyveler kışın ise bol vitaminli sebze ve meyveler...




( Salata kasesi Sevgili arkadaşım Derya'nın hediyesidir , kendisine çok teşekkür ederim çok beğendim ve sık sık kullanıyorum)


Havaların artık iyice serinlemesiyle kış dönemine girmiş bulunuyoruz ,pazarda tezgahlar yaz sebze ve meyvelerin yerini kış sebze ve meyveleriyle yer değiştirmeye başladı tabi sofralarda da yemekler artık lahana , pırasa gibi sebzelere yerini bıraktı ben de artık hoşcakal yaz hoşgeldin kış diyerek kış sezonuna hafif bir tarifle giriş yapıyorum.....


Malzemeler :
1 küçük karnıbahar
1 havuç
1 kırmızı biber
nane yaprakları
3-4 diş sarımsak
½ çay bardağı zeytinyağı
1 limon
tuz

Yapılışı :
Karnıbahar ,havuç ve kırmızı biberi temizleyerek yıkayıp küçük parçalara bölüp buhar pişirme aparatının üzerine koyup tencereye yerleştirelim biraz tuz ve 1 bardak su ekliyerek kısık ateşte kapağını açmadan 15 dakika pişirelim...

BUHAR PİŞİRME APARATI NEDİR ?
Bahsettiğim buhar pişirme aparatı muhtemelen sizde de vardır yada mutlaka görmüşsünüzdür...
Fiyatı oldukça uygun ve kullanımı son derece basit en önemlisi sebzeler buharda piştiği için suda haşlamaya göre daha az vitamin kaybına dolayısıylada sebzelerin daha lezzetli olmasını sağlıyor..

Buhar pişirme aparatı tencerenin genişliğine göre kolayca ayarlanabiliyor..






Öte yandan sarımsakları biraz tuz ile dövüp içine zeytinyağı ve limon suyu ekliyerek iyice çırpalım...




Buharda haşlanan sebzeleri servis tabağına alarak üzerine hazırladığımız sarımsaklı karışımı döküp taze nane yaprakları ile süslüyerek servis edelim...
Afiyet olsun.....

Not : Buhar pişirme aparatınız yoksa tencerede pişirebilirsiniz ...

Read the rest of the Post >

15 Ekim 2011

BROWNİ * KUNTE KİNTE


BROWNİ * KUNTE KİNTE

Browni olarak adlandırılan  keki çocukluğumuzda "Kunte Kinte" olarak bilirdik..
Yaşı küçük olan arkadaşlarım bilmiyebilirler ama bir döneme damgasını vurmuş 7' den 70' e herkesi televizyon karşında toplayan en güzel dizilerden biriydi ...

 1977 yılında Amerikan televizyonlarında gösterilmeye başlanan  yaşanmış bir roman uyarlamasıdır. Başrolü Levar Burton, Kunta Kinte karakteri ile paylaşmaktadır.




18. yüzyılda Gambia'dan Amerika'ya getirilen 98 köleden biridir. Kuşaklar sonraki torunlarından Alex Harley'in 'Roots' adlı kitabı yazmasıyla tanınmış ve dizi ülkemizde de 'Kökler' adıyla  TRT televizyonunda gösterilmiştir.
Eskilerden dönüp hemen tarife geçelim...

Malzemeler :
3 yumurta
1 veya 1+½ su bardağı şeker
1 bardak sıvı yağ
1 bardak soğuk demli çay ( demlikte arta  kalan çay )
1 paket kakao ( küçük paket ) veya 3 yemek kaşığı
2 paket kabartma tozu
1 pk vanilya
aldığı kadar un
Yapılışı :
Her zaman ki gibi oda sıcaklığındaki yumurtaları şeker ile iyice çırpıyoruz..
İçine un ve kabartma tozu hariç diğer malzemeleride sırasıyla ekleyip ( vanilyayı eklemeyi unutmuyoruz ) devam çırpıp bu kakaolu karışımdan 1 su bardağı daha sonra üzerine dökmek için ayırıyoruz....
Artan karışıma kabartma tozlarını ve aldığı kadar unu ekleyip yağlanmış tepsiye dökerek önceden ısıtılmış 180 derece fırında pişiriyoruz....
Fırından çıkardığımız keki 5 dakika bekledikten sonra dilimleyerek önceden ayırdığımız kakaolu karışımı üzerine eşit miktarda yayıyoruz ve soğumaya bırakıyoruz...
Mümkünse 1 gün dinlendirmek daha bir lezzetli ve özleşmiş yapıyor..
İsterseniz üzerine hindistan cevizi serpebilir hatta içine dövülmüş ceviz veya fındık koyabilirsiniz..
Afiyet olsun..



Read the rest of the Post >

10 Ekim 2011

PİTA EKMEĞİ

PİTA, Rumca ve lazca ‘ekmek’, Arnavutça’da ise ‘börek’ anlamına geliyormuş..
Öyle yada böyle bence nefis bir ekmek içinin cep gibi açılıyor olması ve istediğimiz malzemeleri koyabilmemiz bu ekmeği özel kılan....

Malzemeler :
1 pk instant maya
1 bardak ılık süt
1 tatlı kaşığı toz şeker
1 tatlı kaşığı tuz
1 çay bardağı yoğurt
1 çay bardağı ılık su
1 yemek kaşığı zeytinyağı
1 yumurta
aldığı kadar un
irmik ( altına serpmek için )

Yapılışı :
Bir tatlı kaşığı toz şeker ılık sütün içinde eritilerek instant maya eklenerek karıştırılır ve kabarması için 15 dakika kadar oda sıcaklığında bekletilir....
İçine diğer malzemelerde eklenerek aldığı kadar un ile yoğrularak üzeri örtülerek  hamur yarım saat kadar  oda sıcaklığında kabarmaya bırakılır..
Kabaran hamur tekrar yoğrularak 10 eşit parçaya ayrılır  ve bezeler yuvarlanır...
Her bir beze ortalama 15-16 cm çapında un ile yuvarlak açılır...
Yağlanmış ve irmik serpilmiş tepsiye aralıklı yerleştirilerek orta sıcaklıktaki fırında üzerleri hafif pembeleşinceye ( ortalama 15 dakika ) kadar fırınlanır...
İçine ister peynir domates isterseniz köfte veya döner koyarak tüketebilirsiniz..
Afiyet olsun....

Read the rest of the Post >

4 Ekim 2011

TOMBALAK AŞI

Gerçekten adı tombalak aşımıdır bilmiyorum ama geçen akşam komşumuz bir tabak ikram etti ve adının tombalak aşı olduğunu söyledi..
Adını tadını  beğendik ve tarifi alıp ben de denedim......


Malzemeler :
2 çay bardağı ince bulgur
2 çay bardağı irmik
1 yumurta
1 kuru soğan
2-3 diş sarımsak
1 yemek kaşığı salça
1 çay bardağı sıvı yağ
tuz,pul biber,karabiber,kuru nane
1 adet et bulyon
Yapılışı :
İnce bulgur ve irmik üzerini geçecek kadar sıcak su konularak üstü kapalı şekilde yaklaşık 15 dakika kabarmaya bırakılır...
Kabaran bulgur ve irmiğe tuz ,yumurta,pul biber, karabiber eklenrek yoğrulur...
Yoğrulan bu karışımdan fındık büyüklüğünde parçalar koparılarak elimizi su ile ıslatarak yuvarlanıp unlu tepsinin içine toplanır...

Daha sonra tepsiyi sallayarak tombalakların her tarafının una bulanması sağlanır....
Bir tencerede içerisine rendelenmiş soğan ve sarımsaklar sıvı yağ ile kavrulur...
Kavrulan soğanlara bir kaşık salça eklenerek kokusu çıkıncaya kadar biraz daha kavrularak içine kuru nane eklenir ve bir kaç kez çevrilip içine 1 lt kadar su eklenir ,su kaynayınca tombalaklar ve et bulyon  içine atılır...Kaynayınca ocak kısılır ve ortalama 15 dakika da bu şekilde pişirilir.....

Biraz dinlendirip sıcak sıcak servis edilir...
Afiyet olsun....

Read the rest of the Post >

1 Ekim 2011

ŞU SMS OLAYI

Çoğunlukla gençler arasında sms yazmak çılgınlık halini almış durumda...

Öyle ki sürekli gece gündüz sokakta,evde,yemek yerken,okulda, iş yerinde her yerde sms yazar birilerine görmek mümkün hatta yazmayana rastlamak ise samanlıkta iğne bulmak gibi..


Daha yeni ayrıldığı arkadaşına ,yan odadaki birine,aynı çatı altında ikamet eden komşusuna,hatta otobüste bile birbirlerine mesaj yazmak sanırım çılğınlık kelimesini doğrular gibi....


Yanlış anlaşılmasın sms yazmaya karşı değilim gerektiğinde ben de yazıyorum benim kastettiğim mütematiyen günde ,ayda bilmem kaç mesaj yazanlar...


Sürekli sağımda solumda cık cık,vık vık,bib bib,dıt dıt,gulu gulu mesaj iletim sesleri....
Çok kötü, fena, feci ,şekilde daral geldi bana söyliyecek bir kaç sözüm var ....

Yemek yerken yazanlar , ne yediğinin farkında bile değilsin eminim ama biraz ara versen o çatal gözüne batacak kör olacaksın söylemedi deme....

Derste mesaj yazanlar, bu yıl ( da )sınıfta kalmayı garantiliyorsun tebrikler!!! Sonra suçu öğretmene atıp bana gıcık diye kendini savunma . Yemezler.....

Özelliklede sevgiliye dakika dakika attığın her adım ,yediğin her lokmada yazılmazki , ondan sonrada vayyy aşkımız bitti , eeee biter tabi tuvalette dahi afedersiniz hacet giderken bile mesaj yazarsan olacağı budur :(
Ayrıca orda fazla oyalanırsan  3 harfliler tarafından çarpılma ihtimalin yüksek.. Kimse size hecinlilerden bahsetmedi mi ? :))


Belediye otobüsünde mesaj yazanlar, otobüs zaten iş ve okul çıkış saatleriyle çakıştığı için bi hayli kalabalık, o sıkışıklığın arasında mesaj yazacam diye canın çıkıyor yarım saat sabredip bu stresi yaşamasan olmaz mı ?

Bebeklerin yanında mesaj yazanlar, o savunmasız minik bebeklere ne kadar zarar verdiğinizin farkında değilsiniz sanırım...

İş yerinde mesaj yazanlar, işler bir türlü bitmiyor demi ? Akşamlarıda kendini çok yorgun hissediyorsundur şimdi sen... Eeeee tabi ayda 5 bin mesaj yazamak kolay değil...

Evli birinin karşı cinsle mesajlaşması , mutlaka büyük adrenalin yaşadığını düşünüyorsundur ama eşin tarafından yakalandığında asıl adrenalini o zaman yaşayacaksın.....Artık boşanma ilamınıda sms yoluyla alırsın...

Bir de araç kullanırken yazanlar, işte bu durum tam çılgınlığın tavan yaptığı an, kendi hayatını hiçe sayıp başkalarınında hayatını riske atanlar sözüm size.....

Velhasıl kelam bana sms olayından gına gelmiş durumda hatta ötesinde, azıcık facebook olayına deyineceğim onunda çılkını çıkarıyorsunuz haaa burada her şeyi paylaştığınız için pek bi paylaşımcı olup " kardeşi olursa paylaşmayı öğrenir" lafını çürüttünüz helal size bir çoğumuzu size kardeş yapma zatmetinden ve masrafından kurtardınız :)

Şimdilik bu kadar beni dinlediğiniz için teşekkürler....

Şimdi sıra sizde ben de sizi dinlemeye hazırım ve tabi benim gibi içini dökmek istiyenler yazın ...yazın bana .....hadi rahatlarsınız.......


Read the rest of the Post >

30 Eylül 2011

PATETESLİ İÇLİ KÖFTE

İçli köfteyi çok severim tabi hakkıyla işin ehli kişiler tarafından yapılırsa...

Şimdiye kadar içli köfte yapmış değilim bu ilk deneme tabi buna pratik içli köfte demek daha doğru olacak sanırım........



Tarifi sevgili Funda 'dan aldım sayfasından hoşgörüsüne sığınarak aynen aktarıyorum... Teşekkürler.

İÇ MALZEMELER :

2-3 tane haşlanmış patetes

2 tane soğan

tuz,pul biber,sıvıyağ

KÖFTE HAMURU İÇİN MALZEMELER :

1 bardak ince bulgur

1 avuç yarma ya da pilavlık bulgur

1 yumurta

1 yemek kaşığı biber salçası

2-3 yemek kaşığı un

tuz,pul biber
HAŞLAMAK İÇİN :
Bolca su
tuz
½ limon suyu


ÜZERİ İÇİN :

Bolca tereyağ ( ben kuru nane de kullandım )


YAPILIŞI :

Öncelikle iç harç için ayırdığımız soğanları yemeklik doğrayıp sıvı yağda kavuralım.Haşlanmış patetesleri rendeleyip kavrulan soğanların içine ekleyip birazda pateteslerle birlikte kavurup ocağı kapatıp içine tuzunu ve pul biberide ekleyip karıştırıp soğumaya bırakalım...
Köfte hamuru için bulgurları bir kapa koyarak ,bulgurlara sıcak su ( bire bir ölçüde ) ekleyip kapağını kapatarak 20 dak. kadar dinlendirelim.
Bulgurlar iyice kabardıktan sonra yumurtayı, salça,tuz ve un koyarak hamur kıvamını alana kadar yoğuralım.
Yoğurduğumuz hamurdan yumurta büyüklüğünde parçalar kopararak elimizde paşparmağımızla içini oyarak ( su ile elimizi ıslatarak ) şekillendirip içine 1 kaşık patetesli harçtan koyarak yine elimizi su ile ıslatarak şeklini bozmadan kapatıp yuvarlayalım.






Bu ölçülerden ortalama 12 adet çıkıyor.

Köfteler şekillendikten sonra derin bir tencereye bolca sıcak su ½ limon suyu koyarak kaynatalım.

Kaynamakta olan suya köfteleri atıp 10-15 dak. kadar pişirelim.

Pişen köfteler suyun yüzüne çıkacaktır...

Haşlanan köfteleri servis tabağına alarak üzerine tereyağı kızdırıp dökelim..

İsterseniz tereyağın içine kuru nane de koyabilirsiniz...


Afiyet olsun..

Read the rest of the Post >

28 Eylül 2011

7 MİLYARINCI İNSANIN DÜNYAYA GELMESİNE 32 GÜN KALDI






Bu gün okuduğum bir habere göre :


32 gün ve sayılı dakikalar kaldı Dünya'ya 7 milyarıncı insanına kavuşacak; yani yerküre nüfusu milyara ulaşacakmış....



BU adresden hem geri sayımı takip edebilir, hem de 7 milyarıncı insana mesajınızı atabilirsiniz....



Ben güzel dileklerde bulundum fakat nasıl bu kadar net hesapladılar billemiyorum bence verilen günden önce Dünya 7 milyarıncı insanına kavuşmuştur ....

Read the rest of the Post >

26 Eylül 2011

VESTEL KEKİ

Bu keki bu gün doğum günü olan oğlum ve Vestel'de çalışan iş arkadaşları için yaptım..


Duyduğuma göre patronu Dilek Hanım blogumu beğenip takip ediyormuş teşekkür ederim :) bir kaç gün öncede kendisinin doğum günü varmış hem Dilek Hanımın hem oğlumun doğum gününü kutlar sağlıklıklar başarılar dilerim....
Keke gelince iş yerine uygun, görünce yüzlerinde gülümseme olsun istedim ve ortaya bu kek çıktı..
Umarım beğenirsiniz....
Tüm Vestel ekibine kolaylıklar,başarılar ve afiyetler dilerim......
Beğenip tabi  üzerine farklı bir şeyler yazmak isteyenler için tarif şöyle....
Keki için :                              
5 yumurta
2 bardak şeker
2 bardak yoğurt
1 bardak sıvıyağ
2 pk kabartma tozu
aldığı kadar un
Sosu için : ( kırmızı )
1 pk frambuaz ( 450 gr )
1 çay bardağı şeker
1 bardak su
2 pk tart jölesi + 2 çay bardağı soğuk su
Kreması  için : ( beyaz )  
500 gr süt
1 yumurta
1 çay bardağı şeker
1 çay bardağı un
1 yemek kaşığı nişasta
1 pk vanilya

Yapılışı :
Öncelikle keki yapıyoruz....
 Oda sıcaklığında 5 yumurtayı şeker ile iyice çırpıp yavaş yavaş sıvıyağ ve yoğurtu ekliyoruz...
Aldığı kadar un ve kabartma tozunuda ilave edip karıştırıyoruz, yağlanmış tepsiye dökerek önceden ısıtılmış orta sıcaklıktaki fırında pişiriyoruz....Soğumayısını bekliyerek üzerine krema ile doldurarak yazacağınız ismi önce bıçak ucu ile çizip dikkatlice içini boşaltıyoruz....( kek iyice soğumalı mümkünse akşamdan yapmalı )

İçini çizili yerlerden dikkatlice boşaltıyoruz...
Harflerin içlerini alüminyum folye ile sosların birbirine karışaması için kaplıyoruz...
Şimdi frambuazlı sosu hazırlıyabiliriz...
Bunun için orta boy bir tencerenin içine buzu çözülmüş fambuazları ve üzerine 1 çay bardağı şeker ve su koyup kısık ateşte 15 dakika kaynatıp çatal ile ezelim....

     Ezdiğimiz frambuazların içine ayrı bir kapta soğuk suda erittiğimiz tart jölesini ekliyelim ve hızlı bir şekilde karıştırarak koyulaşması için bir kaç dakika daha pişirip hemen kekin üzerine dökelim..

Burda hızlı olmak gerekiyor içine jöle eklediğimiz frambuaz sos çok çabuk katılaşacaktır....
Harflerin içlerinden folyoları çıkarıp dolgu için kremayı yapmaya başlıyabiliriz...

Soğuk sütü bir tencereye koyup üzerine diğer malzemelerinide ekleyip tel çırpıcı ile karıştırarak koyulaşıncaya kadar pişirip soğumadan hemen el blenderi ile 5 dakika çırpıp boş harflerin içini dikkatli ve donmaması için hızlıca doldurup soğumaya bırakalım...
Afiyet olsun...........
Umarım güzel olmuştur tadına bakmadım :)) ve tasarım bana aittir....

Read the rest of the Post >

23 Eylül 2011

GDO'LU DOMATES












Yemek yapmak için kestiğim domatesi görünce , bıçağı bırakıp yavaçca bir adım geri çekilip dona kaldım...












Domatesin içinde resmen filiz vardı kiiii dünyanın en verimli topraklarına ve güzel iklimine sahip bir ülkedeyiz bununla da yetinmeyip daha çok satış için insan hayatını hiçe sayanlara söylenecek söz kelime bulamıyorum...

( sağdaki resim Hatice'den alıntıdır )




Buna benzer olayla yaz başında Hatice'de karşılaşmış blogunda yazmıştı o zaman resmine bakıp ürpermiştim şimdi ise benim mutfağımda bu yaratık diyeyim çünkü bu domates olamaz...

Bunu kapbumbağa 'ma bile veremeyen ben sorarım yemin billah edip organik tarla domatesi abla deyip hormonu basıp kazandığınız paranın nasıl bereketini bulacaksınız?...Nasıl hesap vereceksiniz?

Read the rest of the Post >

21 Eylül 2011

LOKUM PİLAVI

Eminim başlığı okuyunca bunun tatlı bir tarif olduğunu düşünmüşsünüzdür... Lokum pilavı Bodrum yöresine ait genelde özel günlerde ve düğünlerde yapılır... Rahmetli anneannem çocukluğumda çok sık yapardı pek bi maheretliydi, zaten en son da onun elinden yemiştim....




Bu pilavı kışın tereyağı yazın ise zeytinyağı kullanarak yapılır ve odun ateşi geçip ,közler kalınca tepsisi ile közün üzerinde demlendirilir ama artık zamanımızda bu pek mümkün değil varsa elektirkli ocak üzerinde demlendirmenizi tavsiye ederim bir nebze olsun gerçek lezzete yaklaşmış olursunuz...
Malzemeler :
3 bardak un
1 yumurta
1 tatlı kaşığı tuz

İç malzemeleri :
250 gr kıyma
1 kuru soğan
zeytinyağı veya tereyağ
1 çay kaığı karabiber ve tuz
Üzeri için :
1 bardak et suyu







Yapılışı :



Un ; yumurta ve tuz ile sert bir hamur olacak şekilde su ile yorulur...



Elde edilen hamur ortalama büyükçe bir portakal iriliğinde beze olacaktır...



Bezeyi merdane ile yarım cm kalınlığında açıp temiz bir bez üzerine alıp ara sıra çevirerek biraz kurutalım...( yarım saat yeterli olacaktır fazla kurutursanız keserken yufka kırılır )










Yufkayı kare kare keselim ortalama kareler 1 cm genişliğinde olmalı ...



Benim kareler bu ölçülerin biraz dışına taştı :)










Kestiğimiz kareleri temiz bir bez üzerinde en az 2-3 gün kurutalım...



İsterseniz daha fazla yapıp bunları bez kese içinde yada cam kavanoz içinde daha sonra pişirmek üzere sakılıyabilirsiniz....



Kare kare lokumlar hazır sıra geldi pişirmeye..



Bunun için bir tencerede tuzlu su kaynatıp lokum kareleri haşlıyoruz...



Burada dikkat edilmesi gereken iki önemli püf nokta :



Haşlama suyu çok fazla olmamalı



ve



Kareler biraz diri kalmalı ( aldente)










Kareler haşlanırken iç malzemeleri hazırlıyalım...



Dediğim gibi zeytin yağı veya terayağ size kalmış...



Soğanı rendeleyip yağda pembeleştirip içine kıymayı ekleyip iyice kavuralım...



Karabiber ve tuzunu ocağı kapattıktan sonra ekliyelim....



Haşlanan kareleri süzüp geniş tabanlı teflon bir tecereye alalım ve üzerine kavrulmuş kıymayı döküp karıştıralıp tencereye yayalım son olarak üzerine et suyu gezdirip elektirili ocağın en küçük derecesinde suyunu çekiktirip ortalama 15-20 dakika demlendirelim...



Afiyet olsun....



Bu tarifmde sevgili Gülcan'nın Çay Kahve Bahane "etkinliğine gitsin...



Read the rest of the Post >

20 Eylül 2011

PAZAR FİLESİNE DÖNÜŞ



Etrafınıza bir bakın! Heryer poşet atıklarıyla dolu. Evimizde dahi bir sürü poşet var. Marketlerden fazla fazla poşet alıyoruz. Sağlam kalanını çöp torbası yapmak için. En ufak bir ıvır zıvır, kitap, toka için dahi poşetlerle donatıyoruz ellerimizi. Bu poşetler geri dönüşüm maliyeti yüksek olduğu için sürekli yeniden üretiliyorlar, ve her an hayatımızdalar. Peki hiç düşündük mü bu poşetlere noluyor? Doğada çöp olarak birikiyorlar, ve yok olmaları 400 yıl sürüyor. Her birimiz poşet kullanımımızı azaltarak bu gidişatı durdurabiliriz. Türkiye’de 5 kişiden biri naylon poşet yerine alışverişlerinde bez torba kullansa, bir nesil boyunca ülkemiz 31 milyar 46 milyon 400 bin naylon poşetten kurtulacak. Çünkü, bez torba kullanmak, bir kişi için haftada 6, ayda 24, yılda 288, yaşam boyunca ise 22 bin 176 plastik poşeti kullanmamızı engelliyor kaynak: http://pazarfilesi.blogspot.com/ Evet doğaya bir destek de biz verelim özellikle mutfak alışverişimizi yapan biz bayanlar bu gidişata dur diyelim... Pazar filesi ve kumaş torbalarımızı kullanalım.....


Diyor sevgili Gülsüm ve doğaya destek için güzel bir etkinlik başlatmış............


Buradan buyurun..........

Ben de bu anlamlı etkinliğe 5 yıl önce Fethiye'den aldığım kullana kullana artık yıpranmış haldeki pazar çantamla katılıyorum.......







Read the rest of the Post >
Bookmark and Share
Related Posts with Thumbnails
Related Posts with Thumbnails