Sayfalar

3 Nisan 2010

ÇOCUKLAR İÇİN KAHVALTILIK YUMURTA

Bak bak bak burda çocuklar için kahvaltılık yumurtalar varmış :)

Sevil,Gülsüm,Hilal,Fatma ve bir çok arkadaşım bunlar tam sizin çocuklara göre :)

Read the rest of the Post >

2 Nisan 2010

EXSİR

Elim markette bu ürünlere gidip geliyor ama bir türlü almaya cesaret edemedim...
Nette araştırdım bazıları iyi olduğunu yazmış bazılarıda gereksiz demiş daha beter aklım karıştı almalımı almamalı mı malum zaman hesap devri gereksizse almayayım dedim ve mutlaka blogcu arkadaşlardan kullanalar vardır diye düşündüm...
Kullanan var mı bu ürünü arkadaşlar ?
Yoksa sirkeli suya devam mı edeyim?

Read the rest of the Post >

1 Nisan 2010

BODRUM YEL DEĞİRMENLERİ

Gökyüzü aşkını Deniz'e yansıtmış ......
Rüzgar esmiş esmiş Deniz' e ulaştırmış.....
Deniz aşkına karşılık vermiş ....
Rüzgar esmiş esmiş Gökyüzüne taşımış....
Bu arada tepedeki yeldeğirmenleri dönmüş dönmüş buğday öğütüp bereketli sofralara un yapmış.....
Bodrum'da gökyüzü ve deniz bu sebepden dolayı hiç bir yerde olmadığı kadar büyüleyici maviliktedir......


Uzun yıllar bu böyle devam etmekteyken artık yeldeğirmenleri zamana karşı direnememiş ve kolu kanadı kırılmış.....
İnsanoğlu sofralarına sevgiyle emekle gelen yeldeğirmenlerini unutup kendi kaderlerine terk etmişler....
Bu ilgisizlik karşısında un öğütemeselerde hala tüm görkemiyle ayakta....
Bodrum'un incisi gibi tepelerde sıra sıra duruşlarıyla gelenleri selamlamaktalar....
Şu an virane olan yeldeğirmenlerine baktıkça içim acıyor.....
Hala yıkık dökükte olsa onların orda var olduğunu bilmek görmek sadece teselli benim için....
Uzun uzun yıllar önce yılda bir kaç gün un öğütmeye giderdik bu yeldeğirmenlerine ...
Bir gün öncesinden bayram telaşı gibi hazırlıklar yapılır sabahın ilk ışıklarıyla akşamdan sepetimize hazırladığımız haşlanmış patetes,yumurta ,biraz peynir ve ot kavurmasını ve tabi sarı kızımızıda alır gökyüzünün en mavisine ulaşabilecek kadar yakın olan değirmene gider unlarımız öğütürdük.....
Bodrum'un en önemli simgelerinden olan Yeldeğirmenleri 18. yüzyılın ortalarından 1970' lerin sonlarına kadar halk tarafından kullanılmıştır....
Sahilden gelen rüzgarı en iyi şekilde kullanabilmek için yönleri kuzeybatıya dönüktür...
Bir zamanlar onlarca olan değirmenler şu an kaç tane tam olarak bilemiyorum...
Son yıllarda yardım sever vatandaşlarında girişimleriyle restore çalışmaları başlamış....
Bu sevindirici bir haber gerçi eskilerdeki gibi kullanılmayacak ama yinede gökyüzüyle deniz arasında sevgi taşımaya devam edebilecek....
Şimdilik bir çoğu tepelerin hüzünlü bekçileri ve onlara yarenlik eden su sarnıçları ( kümbet )
( su sarnıçı - kümbet)
Ve yine bir zamanlar diyeceğim çünkü her şey bir zamanlarda kaldı,
Hasan adında bir değirmenci varmış Bodrum'da ve bu değirmencinin sahilde üç büyük değirmeni varmış işinin ehli olan değirmenci Hasan'nın türküsü ile yazıma burada değirmenler hakında kısa zaman sonra olumlu bir şeyler yazmak için virgül koyuyor ve değirmencinin türküsüyle ara veriyorum....



Aman kuzum dermenci, yavrum canım dermenci
Bal dudaklar senin olsun, öğüt buydayı
Olmaz hanım olmaz, yelkenler rüzgar dolmaz
Arkadaşlar kayıl olmaz sar git buydayı
Aman kuzum dermenci, yavrum kuzum dermenci
Her yanlarım senin olsun, öğüt benim buydayı
Oldu hanım oldu, yelkenlere rüzgar doldu
Her yanların benim olsun, senin buyday un oldu







Sevgiler...
Yıldız.........

Read the rest of the Post >

31 Mart 2010

GELİN PATİĞİ

Bizim Tire'li gelin yapıyor bu patikleri, sağolsun banada yaptı....
O kadar zarif ki bunları nerde ne zaman kullanacağım bilemiyorum, hadi fırsat buldum diyelim kullanmaya kıyamamki, hadi kıydım giydim diyelim vallahiiiiii eskimesin diye yerimden bile kalkmam :)
En iyisi mustakbel gelin için saklamak ...
Ya o da benim düşündüğüm gibi patiklerim eskicek diye yerinden kalkamak istemezse ...
Haydaaaa patikler başıma bela olduuu :)

Read the rest of the Post >

30 Mart 2010

TAZE BEZELYE YEMEĞİ

Doğa dengesini öyle güzel kurmuş hangi mevsimde ne çıkmışsa onu yemek gerek...Kış ortasında yaz sebzeleri yaz ortasındada kış sebzeleri ve meyveleri yemenin alemi yok....
Şimdi taze bezelye zamanı....



Posted by PicasaMalzemeler :
½ kilo taze bezelye
2 adet patetes ( küçük )
1 havuç
1 kuru soğan
1 yemek kaşığı salça
1 çay bardağı zeytinyağı
tuz
Yapılışı :
Bezelyeler ayıklanır ve yıkanır.( kabukların içindeki zar çıkartılarak taze kabukların bir bölümü kullanılabilir )
Kuru soğan ince ince kıyılarak zeytinyağında kavrulur..
Patetesler ve havuç soyularak küp küp doğranarak kavrulan soğanlara ilave edilerek birlikte 5 dakika sotelenir...
İçine salça eklenerek devam sotelenir....
Bezelyeler ve tuzu eklenerek üzerini geçecek kadar su ilave edilir...
Bezelyeler yumuşayıncaya kadar pişirilir..
Afiyet olsun.....

Read the rest of the Post >

29 Mart 2010

BABAANNE KURABİYESİ

Blogumu ilk açtığım zaman o kadar çok beğendiğim tarif vardı hangisini yapacağımı şaşırdım ben de 100. izleyicimin tarifini mutlaka yapacağım diye kendime söz verdim....
Veeeee.........
100. izleyicim sevgili
Hilal'in Babaanne kurabiyeleri.....
Tarifi kendi sayfasından aynen aktarıyorum....



MALZEMER




1 pkt margarin (hamur işi yada yumuşak margarin)
Yarım çay bardağı sıvı yağ
1+1/3 su bardağı toz şeker
1 su bardağı yoğurt
2 yumurta sarısı ( akları üzerine)
1,5 çay kaşığı karbonat
Aldığı kadar un
Üzeri için:
Bir çay tabağı toz şeker
Yumurta akları


YAPILIŞI


Tüm malzemeler karıştırılarak kulak memesi kıvamında bir hamur elde edilir. Büyük parçalar halinde yuvarlanır. Önce yumurta aklarına , sonra şekere batırılarak 180 derece üstleri altın sarısı olan kadar pişirilir.


Not: Kesinlikle karbonat kullanılmalıdır. Arzuya göre içine üzeri için ceviz ve fındık da kullanılabilir. Yine arzuya göre içine limon veya portakal kabuğu rendesi de kullanılabilir.


AFİYET OLSUN....

Read the rest of the Post >

27 Mart 2010

BEKAR YEMEĞİ

Akşam ben den önce işten eve gelen oğlum açlıktan gözü dönmüş olacak ki dolapda duran yemek tenceresini görmeyip ( yuuuhh ) aç kaldık düşüncesiyle bize yemek yapmış :))


Posted by Picasa
Resimde gördüğünüz gibi tam bir bekar yemeği daha sonra ketçap , mayonez ve cola eşliğinde aileye servis edildi.... ( biri şu çocuğu mutfaktan çıkarsın )
Afiyetle yedik pek sağlıklı bir menü değildi ama bu akşamda rıskımız bumuş :))
Ellerine sağlık canım :))

Read the rest of the Post >

25 Mart 2010

İZMİR'LİLER HEM BULUŞUYOR HEM SEVİNDİRİYORUZ

İzmir'li blogcular Hobicell ve mandalinçıkmazı diyor ki ......



Bildiğimiz gibi uzun bir süredir Mutlu Olalım derneğinin katkılarıyla başlatılan "kibrit kutusu" etkinliği devam etmektedir, İzmirli blog yazarları olarak, çok istediğimiz bu tanışma gününe aynı zamanda böyle yararlı bir etkinliğe kahve tadıyla imzamızı atmak istiyoruz. Bu sohbet ve kaynaşmanın bizlere, sözlerden ve anlık heyecanlardan çok daha fazlasını vereceğinden eminiz. Etkinliğin gerçekleştirileceği gün olan 23 Nisan da dernek başkanı Sn. Özlem hanımla birlikte, katılımcı ve bu işe gönül veren siz dostlarımızla birlikte hem çocuklarımızı hediyelerimizle sevindirip, sonrasın da kahve molası vererek güzel bir buluşma düşünüyoruz.
Yani kıssaca
Hasta çocuklarımızı sevindirmenin hazzıyla birlik te,
İzmir'in güzel bir mekanında kahvelerimizi yudumlayıp
dostluklarımızı sanaldan gerçeğe taşıyalım ....
Tanışalım kaynaşalım sinerji yaratalım o günün anısına resimler çekelim ...
Kahvenin tadı muhabbetimize, muhabbetimiz kahve kokularına karışsın....
Bahar güneşi bizleri ısıtsın gülüşlerimiz bulutların üzerine yükselsin ben de isterim deyip bize katılmak isteyen yorum bıraksın...
***************************************************


(gelen talepler üzerine daha sonra , gideceğimiz yer ve zaman konusunda tekrar duyurumuz olacaktır. Tekrar belirtiyorum, sabahtan çocukları sevindirip öğleden sonra sabahtan gelemeyen blog yazarlarımızla buluşucaz, burada amaç mutlu olalım derneğinin etkinliğini güzel bir şekilde sonuçlandırıp, devamında blog yazarlarıyla buluşup tanışmaktır. Daha sonra ilerleyen zamanlar da , bu tanışmanın devamı niteliğinde bir çok aktif faailyetler de bir araya gelicez. Çocuklar için hazırlanacak "kibrit kutusu etkinliği" için hazırlıklarınızı böylece hem elden ulaştırıp bire bir bu sevince ortak olmak hem de sanaldan gerçeğe dostluklar için güzel bir adım atmış olucaz. Gönlü zengin İzmir liler olarak bu davete icabet edeceğinizi umuyorum. Zamansızlığınız dan veya yoğunluğunuz dan dolayı sadece blog buluşmasına da katılabilirsiniz. Bu bilgileri içeren yorumlarınızı bekliyoruz.)
Sevgiler....
Afet ve Yıldız







Read the rest of the Post >

ZEBRA KEK

Zebra kekin sunumunu çok seviyorum tabakta çizgili görünümüyle şık bir sunum....


Malzemeler :
3 yumurta
1 bardak yoğurt
1 bardak şeker ( arttırılar bilir ben fazla tatlı sevmediğim için 1 bardak koyuyorum )
1 bardak sıvıyağ
1pk kabartma tozu
1pk vanilla şeker
2 yemek kaşığı kakao
aldığı kadar un
Yapılışı :
Yumurtalar şeker ile iyice çırpılır ve diğer malzemeler ve aldığı kadar unla beraber boza kıvamında bir hamur elde edilerek ikiye bölünerek yarısının içine kakao eklenerek devam karıştırılır...
Kakao eklendiği için biraz kıvamı koyulaşmış olabilir bir kaç yemek kaşığı süt ilave edebilirsiniz...
Yağlanmış fırın tepsisinin içine bir kepçe kakaolu bir kepçe sade olmak üzere üst üste tüm hamur bitinceye kadar işlem tekrarlanır...
Önceden ısıtılmış orta sıcaklıktaki fırında pişirilir...
Soğuyunca servis edilir...
Bir gün dinlenirse daha güzel oluyor...
Afiyet olsun.......


Posted by Picasa

Read the rest of the Post >

24 Mart 2010

ESKİ YÜNLERDEN HIRKA

Bir kaç yıl oldu bu hırkayı öreli bir kısmı evdeki artan yünleden çoğunluğunu ise dar gelen bir kazağı sökerek yaptım..

Etek uçlarına ve kol kenarlarına hanım dilendi bey beğendi örneğini koydum diğer kısımları ise dolgu boş şeklinde tığ ile yaptım düğmeler ise çok daha eski böylece evdeki giyinlemeyn kazağı ve artık yünleri değerlendirmiş oldum...

Ellerime sağlık güle güle kullanayım....







Posted by Picasa

Read the rest of the Post >

PEMBE DOMATES

Pembe domatesi duydunuz mu ?
Çocukluğumda   hatırlıyorumda  rahmetli Dedem Bodrum'da yetişrirdi asıl narinciye yetiştiricisi olduğu için sadece kendi ihtiyacımız kadar dikerdik....

Diğer domateslerden farkı renginin pembe olması, daha büyük ,ince ince kabuklu  ve çok nazik olması bir de tabi lezzeti....


Rahmetli dedemin vefatından sonra onunla birlikte domateslerde tohumlarda yok oldu gitti....
Pek yetiştirici bulunmaz bu domateslerin nedeni çok nazik olduğu için pazara getirip satıncaya kadar eziliyor ve alıcı pek bulamaması oysa ki nasıl değerli bir domates türüdür....
Veee ben bir yıllar sonra bir gün bu domatesler ile bir grupa tesadüfen rast geldim hemen üye oldum...
Bu ağın çıkış hikayesi kısaca şöyle
Pembe Domates Ağı" 2006 yılında bir İstanbul apartmanının balkonundaki "Evde Pembe Domates Serüveni " ile başlayan; daha sonra Türkiye'deki evladiyelik (heirloom) doğal pembe domateslere sahip çıkarak, onları yine doğal yöntemlerle evlerinin balkon veya bahçelerinde yaşatmaya karar verenlerin katılımıyla oluşan ve genişleyen toplumsal ağ...
Bir yıl boyunca bu ağın bir üyesi olarak yetiştirilen domatesleri gelen mailleri izledim artık zamanı geldi deyip ben de tohum istedim sağolsun Nalan Hanım ve Nail Bey tohumlarımı gönderdiler....
Gördüğünüz gibi tohumlarım geldi bir kaç gün içinde dikeceğim ve gelişimini adım adım yayınlayacağım....
Bu yıl kendi yetiştirdiğim domateslerim olacak :)

Read the rest of the Post >

23 Mart 2010

SUTAŞI İLE GÜL VE ÇİÇEK YAPIMI

Sutaşı ile yapımı çok hoş bir çalışma çiçekleri tamamlayıp istediğiniz yere dikebilirsiniz..
Mesela kız elbiselerine olabilir...
Güllerde çok cici olmuş yumak yumak :)
 güllerin yapılışını buradan bakabilirsiniz....

Read the rest of the Post >

YOL HİKAYELERİ 2

Benim yol hikayeleri askerlik anıları gibi anlat anlat bitmez malum günde 1.5 saatim belediye otobüslerinde geçiyor...
Geçen yazımda size yaşanan bir sayğısızlığı anlatmıştım şimdi ise komik bir olayı paylaşmak istiyorum ...
Sabah işe geliyorum otobüste yine cam kenarındayım yan koltuğun koridor kısmındada genç bir delikanlı saçlar falan jöleli kıyafetler afilli karizmatik bir tip .....
Otobüs yol aldıkça sarsıntı bellli ki bizim karizmaya beşik gibi gelmekte ve uyuklamakta öyle ki kafasını yandaki yolcunun omuzuna dayamaya varacak kadar tatlı bir uyku basmış bir kaç uyarıdan sonra o jöleli kafasını sağ tarafa döndürüp artık kimseyi rahatsız etmiyorum düşüncesiyle uyuklama hali yerini yavaş yavaş derin bir uykuya vermiş....Öyle ki kafası koridora sarkmaya başladı bi horlamadı kaldı...
Arka sırada kızlar bu durumu pek bi eğlenceli bulup aralarında kikirdemeye başladılar...
Karizma olayı farkına varıyor şöyle bir toparlanıyor ama nafile uyku gelmiş bir kere gözler kapanmakta ......
Yine aynı sahne bizim karizma ha düştü ha düşecek derken küüüüüüüt diye koridora iki seksen düşüverdi....Tabi ne oldu tahminizi alayım....
Otobüste herkes gülmekten kırıldı otobüsün ön tarafında oturanlar hariç onlar ne olduğunu anlamaya çalışadursunlar otobüsün arkası gülmekten koptu....
Ehhh be çocuuum ben ne diyeyim sana gitti karizma gitttttiiiiiiii..... yerlerdeeeee.....Oldu mu şimdi bari kızlar olmasaydı .....demi....
Keşke sabah o saçlarına şekil vermek için ayırdığın zamanın uykuda geçirseydinde şu gıcık kızları güldürmeseydin kendine:)

Read the rest of the Post >

22 Mart 2010

ARPACIK PİLAVI

Arpacık pilavı acil durum pilavıda diyebiliriz....
İyi bir markayla yapmanızı tavsiye ederim yoksa istediğiniz gibi
tane tane olmayabilir..
Malzemeler :
2 bardak arpacık şehriye
1 kaşık tereyağ
½ çay bardağı sıvıyağ
1 bulyon (et yada tavuk)
Yapılışı :
Bir bardak arpacık şehriyeyi tereyağı ve sıvıyağda esmerleşinceye kadar kavuruyoruz...
Esmerleşen arpacıkların üzerine kalan arpacıklarıda ekleyip bir dakika kadar daha kavurup üzerini geçecek kadar suyunu koyup bir tablet et veya tavuk bulyon ekliyoruz.....
Kaynamaya başlayınca ocağı kısıp suyunu çekinceye kadar pişiriyoruz...
Biraz demlendirip seris yapabilirz..
Afiyet olsun.

Read the rest of the Post >

YETENEK SİZSİNİZ


Öncelikle herkese iyi haftalar dileyerek söze başlamak istiyorum...
Pek fazla televizyon izleyen birisi değilimdir ama dün akşam Acul Ilıcalı'nın hazırlayıp sunduğu ve aynı zamanda Hülya Avşar ve Ali Taran ile birlikte jüriliğini yaptığı yetenek sizsiniz proğramının finalinin son dakikaları ilgimi çekti ...
Proğramı başından itibaren takip etmişliğim yok sadece ara ara izledim gördüğüm kadarıyla Türkiye'de  çok yetenekli vatandaşlarımız var en baştan beri favorim Popping dans yapan Bilal Avcı - Uğur Karameşe ikilisi idi finaldede  birinciliğide aldılar....
Belki beni buradan okumayacaklar ama  hak ettiklerini düşünüyor onları tebrik ediyorum....
Ama ..
amma velakin
tabi bu benim düşüncem işin uzmanı değilim mutlaka bir uzman görüşü almışlardır yetkililer ... 
Bence bu yarışmaya 18 yaşından küçükleri almamalarının çocuklar için daha iyi olacağı fikrindeyim ....
Neden böyle düşünüyorsun yaşı küçük olmalarına rağmen büyüklere taş çıkaracak yetenekleri var diyebilirsiniz....Kesinlikle haklısınız çok yetenekli çocuklar var...
 Gemlik'den katılan  (yanılmıyorsam 9 yaşında )Yunus Emre'nin yarışmayı kaybedince  yüzündeki o ifade gözlerindeki o hüzün beni çok üzdü....
Hayatta tabikide kazanmakta var kaybetmekte ama bu kadar küçük bir  çocuğun bunu milyonlarca insan önünde yanlı yayında yaşaması ne kadar doğru bilemiyorum..
Dediğim gibi ben işin uzmanı değilim sadece kendi nacizane düşüncem ....

Read the rest of the Post >
Bookmark and Share
Related Posts with Thumbnails
Related Posts with Thumbnails